Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9884 E. 2023/2797 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9884
- Karar No
- 2023/2797
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat 5271 sayılı Kanun'un kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekili aracılığıyla 19.01.2016 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı adına vekilinin kanun yollarına başvurma ... bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.12.2015 tarihli ve 2013/133 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un ikinci fıkrasının (c) bendi, sanıklar ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan aynı fıkranın (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; şikâyetçi kurumun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmadığı ve dilekçe ile katılma talebinde bulunmadığı anlaşıldığından, katılan sıfatı kazanmadığı ve temyize yetkisi bulunmadığından şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ ŞikÂyetçi kurum vekilinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen mahkumiyetleri yerine beraatlarına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Kovuşturmanın her aşamasında müdahale yoluyla kamu davasına katılma ... bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına duruşma günü usulen bildirilip, şikayet ve delillerini bildirme, davaya katılma olanağı sağlanmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.” ve anılan Kanun'un 195 inci maddesinin birinci fıkrasında "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklinde belirtilen ayrık durumlar dışında, sanığın sorgusu yapılmadan mevcut kanıtlar tartışılarak delil takdiri suretiyle beraat kararı verilmesinin mümkün olmadığı; somut olayda Mahkemece 15.07.2015 tarihli celsede sanık ... hakkında yurt dışı istinabe evrakı hazırlanmasına ve Türkiye'ye gelme ihtimaline istinaden de günsüz zorla getirme emri düzenlenmesine karar verildiği, zorla getirme müzekkeresine cevaben, polis memurunca sanık ... hakkında yapılan tahkikat neticesinde şahsa ulaşılamadığına ilişkin 27.12.2014 tarihli tutanağın tutulduğu, Mahkemece 18.11.2015 tarihli celsede sanık ... hakkında düzenlenen zorla getirme emrine mevcuden/muameleten cevap verildiğinin belirtildiği, başkaca bir işlemin yapılmadığı, dosya içerisinde ve UYAP üzerinde yapılan incelemede de sanığın sorgusunun yapıldığına ilişkin duruşma tutanağına rastlanmadığı, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmakla, temyize konu kararlar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.12.2015 tarihli ve 2013/133 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararlarına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.