Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/9131 E. 2023/2416 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9131
Karar No
2023/2416
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2011/243 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; TİGEM Ceylanpınar İşletmesine müzekkere yazılarak suç tarihi itibarıyla hak ediş paralarının alınması için kişiler tarafından sunulan belgelerin teyit etme zorunluluğunun bulunup bulunmadığının yasal dayanakları ile birlikte sorulması, faydasız sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesiyle hükümlerin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'ın temyiz isteği, atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil olmamasına rağmen mahkumiyet kararı verildiği, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak lehine olan hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağının ortadan kaldırıldığına ilişkindir. 2. Sanık ...'ın temyiz isteği, söz konusu belgenin maliyeden alınması gerektiğini bilmeden esnaf odasından aldığını, yaptığı eylemin suç teşkil ettiğini bilmediğini, ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılarak lehine olan hükümlerin uygulanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağının ortadan kaldırıldığına ilişkindir. 3. Sanık ...'in temyiz isteği, suça konu belgenin verildiği kurum tarafından gerçek olup olmadığı konusunda sorgulanması gereken belgelerden olduğu bu nedenle resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmadığı, ilgili kurum tarafından sahteciliğin ortaya çıkması olanaklı ise belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığının kabulü gerekeceği, lehine olan hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilmeyeceğinin tartışılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın katılan TİGEM'den olan alacağını alabilmek için Ceylanpınar Mal Müdürlüğünden alması gereken vergi borcu olmadığına dair yazının, Ceylanpınar Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı sanık ...'ın talimatı ile Oda çalışanı olan sanık ... tarafından düzenlenerek sanık ...'a verildiği, sanık ... tarafından da katılan kuruma ibraz edildiği iddiasıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davaları açılmıştır. 2. Sanık ... savunmasında; suça konu belgeyi Esnaf ve Sanatkarlar Odası çalışanı sanık ...'in düzenlediğini, bu konuda kendisine bir talimat vermediğini, suçsuz olduğunu beyan etmiştir. 3. Sanık ... savunmasında; söz konusu belgeyi esnaf odasından aldığını, zaten vergi borcunun da bulunmadığını, borcunun taksitlendirildiğini, maliyeye gidecek zamanı olmadığı için daha yakında bulunan ve daha kolay alacağını düşündüğü esnaf odasından belgeyi aldığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... savunmasında; suça konu belgeyi esnaf odası başkanı olan sanık ...'ın talimatı ile kendisinin düzenlediğini ve imzalayarak esnaf odasına ait mührü bastığını, mührü bastıktan sonra anlaşılmaması için aynı mürekkeple farklı şekilde karaladığını, sahtecilik yaptığını bilmediğini, oda başkanının talimatına uymak zorunda olduğu için yaptığını beyan etmiştir. 5. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.05.2012 tarihli ekspertiz raporunda; suça konu belgenin üzerinde bulunması gereken asli tasdik unsurlarının (mühür, kaşe izi veya yetkili kişilere ait imzalar) bulunması nedeniyle geçerli bir belge olarak kabul görüp bu yönde işlem göreceği ve düzenleyen makamdan araştırılmadığı sürece sahteliğinin anlaşılmayacağı, bu nedenle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir. 6. TİGEM tarafından Ceylanpınar Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen 15.04.2011 tarihli cevapta, sanık ...'ın 14.04.2011 tarihi itibarıyla vadesi geçmiş 1.753,86 TL vergi aslı ve 35,22 TL gecikme zammının bulunduğu belirtilmiştir. 7. Sanık ...'ın Mal Müdürlüğünden alması gereken ancak vergi borcu olması nedeniyle alamayacağını bildiği, vergi borcu yoktur yazısını, aynı zamanda abisi olan, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı sanık ...'dan istediği, sanık ...'in de söz konusu belgenin düzenlenmesi konusunda oda çalışanı olan sanık ...'e talimat vererek belgeyi sahte olarak düzenlettiği ve sanık ...'un belgeyi katılan kuruma ibraz ettiği, belgenin gerçekliğinden şüphelenilerek Mal Müdürlüğünden sorulduğunda sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanık ...'ın sahte belge düzenlemeye azmettirerek, sanık ...'in sahte belgeyi düzenleyerek, sanık ...'ın da sahte belgeyi kullanarak atılı suçları işledikleri sabit kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Maliye Bakanlığı, Tahsilat Genel Tebliği Seri: A, Sıra No: 1 içeriğine göre suça konu belgenin ibraz edildiği kurum tarafından teyit zorunluluğunun bulunmadığı, sanığın vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu halde, borcu olmadığına dair belgenin Mal Müdürlüğü adına sahte olarak düzenlendiği anlaşılmakla, bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. 1. Mahkemece gerekçeleri gösterilerek yapılan teşdit uygulaması usul ve yasaya uygun olduğundan hükümlerde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2011/343 Esas, 2015/784 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/9131, K. 2023/2416, T. 04.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-9131-e-2023-2416-k-0a341cffac42