Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39638 E. 2025/2140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39638
Karar No
2025/2140
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/489 E., 2019/341 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan ret, beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık ... hakkında verilen esastan ret kararının CMK'nin 286/2-g maddesi gereğince kesin olduğu belirlenmiş olup sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Temyizin kapsamına göre ilk derece mahkemesinin 17.10.2017 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, mahkûmiyetlerine sanık ...'ün ise beraatine kararı verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama mahkûmiyet hükümleri kaldırılarak nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ...'in beraatlerine, sanık ... hakkında ise açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; sanıklara atılı suçun sübut bulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A-SANIK ... HAKKINDA VERİLEN ESASTAN RET KARARINA YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, reddine karar verilmiştir. B-SANIK ... HAKKINDA VERİLEN DÜŞME HÜKMÜ İLE SANIK ... HAKKINDA VERİLEN BERAAT HÜKMÜNE YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; 1.Sanık ... yönünden; dosya kapsamında bulunan UYAP'tan temin edilen nüfus kayıt örneğinden, sanık ...'ün 08.10.2018 tarihinde hükümden önce öldüğü anlaşılmakla, yapılan yargılamaya göre sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Sanık ... yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suç yönünden beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. C-SANIKLAR ... , ... ve ... HAKKINDA VERİLEN BERAAT HÜKÜMLERİNE YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; Nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik açıklama:TCK'nın 158 inci maddesinin (d) bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi bakımından kamu kurum ve kuruluşları ile kamu meslek kuruluşlarına, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerine zarar verilmesi gerekli değildir. Önemli olan hileli davranışların icrasında bu kurum ve kuruluşların araç olarak kullanılmış olmasıdır. Kurum ve kuruluşların araç olarak kullanılmasından maksat, bu kurum ve kuruluşların adını geçirmek suretiyle dolandırıcılık fiilinin gerçekleştirilmesi değildir. Hileli davranışların icrasında bu kamu kurum ve kuruluşlarının maddi olarak kullanılmış olması gerekir. Araç olarak kullanmanın anlamı mağduru aldatmak için kamu kurumuna ait araç, bilgi ve belgelerin kullanılmasıdır. Kanun koyucu bunların hileli hareketle menfaat temin etme aracı olmasını istememiştir. Mağdur çeşitli hilelerle kandırılıp mal varlığı aleyhine haksız bir menfaat temin edilmek istenildiğinde kamu kurum ve kuruluşları hilenin bir parçası olarak kullanılmakta ve mağdur dolandırılmaktadır. (Ceza Genel Kurulu'nun 29.06.2022 tarihli ve 2021/15-241 Esas, 2022/506 Karar sayılı kararı) Katılan ...'nın kendisine ait ... plaka sayılı aracını sahibinden.com isimli internet sitesi üzerinden 95.000 TL meblağ ile satışı hususunda ilan koyduğu, Transit ya da Renault marka minibüs almak düşüncesinde olan sanık ...'ın katılan ile iletişim kurarak araba işinden anlayan köylüsü sanık ... ile birlikte katılanın yanına Antalya iline geldikleri, katılanla buluşarak suça konu aracı gördükleri, sanık ...'in aracın iyi olduğunu söylemesi üzerine katılan ile sanık ...'ın 95.000 TL meblağ üzerine anlaştıkları, sanık ...'ın esnaf odasından kredi alacağını ve Denizliye gitmeleri gerektiğini söylediği, birlikte Denizli iline geldikleri, 24.11.2016 tarihinde katılan ile sanık ...'ın Denizli 4. Noterliğine geldikleri, burada kısıtlama kararı olduğunu katılana söylediği, birlikte Buldan Adliyesine gittikleri, sanık ...'ın kısa süre içerisinde kısıtlamanın kalkacağını söylediği ve Sarayköy ilçesinde bulunan notere geldikleri, katılana burada kısıtlama kararının kalkmadığının söylendiği, daha sonra katılanın iddiasına göre Sarayköy'de bir kahvehanede oturdukları sırada sanık ...'ın esnaf odası başkanını telefonla aradığı, sonra yanlarına sanıklarla irtibatı olduğunu düşündüğü takım elbiseli bir kişinin gelerek kendisini Sarayköy esnaf odası başkanı olarak tanıttığı, işlerinin acil olduğunu evrakları verin ben size döneceğim diyerek ayrıldığını, bu şahsın bir müddet sonra saat 17:00 sularında sanık ...'ı telefonla aradığı sanık ...'ın da başkan seni arıyor diyerek telefonu kendisine verdiğini, bu şahsın telefonda "kredi çıktı ama yetişmedi, sen şimdi Antalya'ya dön pazartesi para hesabına yatacak" dediğini, ancak kendisinin Antalya'ya gitmek istemediğini söylediği sanıkların da bunun üzerine sana bizim bir arabamızı verelim diyerek ... plakalı aracı verdikleri, katılanın soruşturma aşamasında yanlarına gelen ve kendisini esnaf odası başkanı olarak tanıtan takım elbiseli kişinin sanık ... olduğu yönünde teşhisinin bulunduğu, daha sonra katılanın Karahayıt beldesinde bulunan Yavaş Pansiyona yerleştirildiği, sanık ...'ın kredi çekememesi üzerine katılan ile sanık ... arasında Sarayköy'de 24.11.2016 tarihli dosyada fotokopisi bulunan ve taraflarca imzası inkar edilmeyen sanık ...'ün de şahit olarak imzaladığı sözleşme yapıldığı yine aracın satış bedeline karşılık 24.11.2016 düzenleme tarihli, 28.11.2016 vade tarihli, borçlusu sanık ... ve ..., lehdarı katılan ... olan 95.000 TL bedelli bono düzenlendiği, düzenlenen bononun alt kısmında "... plakalı araç 95.000 TL karşılığında anlaşılarak satılmıştır. Araç üzerinden kredi çekilerek ödeme yapılacaktır. Ancak kredi işlemlerinde herhangi bir sorun çıkar ise 5.000 TL vade farkı (faiz) ödenerek senet üzerindeki ödeme tarihinin üzerine 5 ay ilave edilerek 28/04/2017 tarihinde ödeme yapılacaktır. İş bu araç alım sözleşmesi senet teslimat fotokopisinin altına yazılarak imza altına alınmıştır.24/11/2016" ibarelerinin yazılı olduğu ve bu ibarelerin alt kısmının katılan ... ve sanık ... tarafından imzalandığı, 24.11.2016 tarihli sözleşmede ise "... plakalı araç 95.000 TL karşılığında anlaşılarak satılmıştır. Araç üzerinden kredi çekilerek ödeme yapılacaktır. Ancak kredi işlemlerinde herhangi bir sorun çıkar ise 5.000 TL vade farkı (faiz) ödenerek senet üzerindeki ödeme tarihinin üzerine 5 ay ilave edilerek 28/04/2017 tarihinde ödeme yapılacaktır. İş bu araç alım sözleşmesi imza altına alınmıştır" ibaresinin yer aldığı ve sözleşmenin altının alıcı olarak sanık ..., satıcı olarak katılan ... ve şahit olarak sanık ... tarafından imzalandığı, daha sonra da katılan ile sanık ... ve ...'ün birlikte tekrar Denizli 4. Noterliğine giderek henüz kredi çekilmediği ve katılanın parası verilmediği halde 07 GAT 87 plakalı aracın resmi satışını Denizli 4.Noterliğinin 28355 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile katılanın sanık ... üzerine aracın devrini yaptığı, aracın noterde resmi satışından sonra sanıklar ... ve ... katılana kredinin çıkmadığının ve gecikeceğinin söylendiği, bir kaç gün sonra sanık ...'ın müştekiye kredide sorun çıktığını söyleyerek krediyi alamadığını belirttiği, sanık ...'ın yine kredinin çıkmadığını söyleyerek aracı bir başka şahsa satacağını sanık ...'e söylemesi üzerine sanık ...'in bu duruma itiraz ederek "senette imzam var aracı kendim üzerime alayım" dediği ancak üzerinde başka kredi olduğu için kredinin kendisine çıkmayacağını bu durumda en müsait kişinin babası sanık ... olduğunu ve babasının vekaletnamesinin kendisinde olduğunu aracın satışının babası ... adına yapılmasını teklif ettiği, sanık ...'ın da bu teklifi kabul etmesi üzerine sanık ... ve sanık ...'in Buldan Noterliğine giderek 29/11/2016 tarih ve 4858 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile suça konu aracın bu kez satışının vekalet yoluyla ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinden sonra 08.10.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılan sanık ...'in babası sanık ... adına yapıldığı, katılanın yapmış olduğu araştırma neticesinde Sarayköy Esnaf Odası Başkanlığına gittiği ve kendisini başkan olarak tanıttığını iddia ettiği şahsı sorduğu ve böyle bir şahsın olmadığını öğrendiği, bunun üzerine dolandırıldığını düşünen katılanın, Buldan ilçesine giderek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, bu şekilde sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda; Yukarıdaki olay ve nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik açıklamalar ışığında; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, katılanın sahibinden.com internet sitesinde kendisine ait ... plakalı aracını 95.000,00-TL bedel ile satmak için ilan vermesinden sonra katılan ile irtibata geçerek yukarıda açıklandığı şekilde katılanı hile ve desiseler ile aldatıp, aracın sanık ...'a noter satışıyla devretmesine rağmen aracın bedelini ödemedikleri şekilde gerçekleşen olayda sanıklardan ...'nün katılana inandırıcılığın artması için kendisini Sarayköy Esnaf Odası Başkanı olarak tanıtmasına rağmen esnaf odasına ait herhangi maddi varlığın katılana yönelik eylemde kullanılmadığı, olayda sanıkların hileli eylemlerle katılanı dolandırdığı, bu nedenle eylemlerinin 6763 sayılı yasa ile uzlaşma kapsamına alınan TCK'nın 157/1 inci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A-SANIK ... HAKKINDA VERİLEN ESASTAN RET KARARINA YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g. maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B-SANIK ... HAKKINDA VERİLEN DÜŞME HÜKMÜ İLE SANIK ... HAKKINDA VERİLEN BERAAT HÜKMÜNE YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C-SANIKLAR ABDULLAH RÜZGAR, ... ve ... HAKKINDA VERİLEN BERAAT HÜKÜMLERİNE YÖNELİK YAPILAN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNDE; Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.02.2019 tarihli yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39638, K. 2025/2140, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39638-e-2025-2140-k-55d7f381ee52