Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/38734 E. 2025/11305 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/38734
- Karar No
- 2025/11305
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2295 E., 2019/946 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesinin her iki sanık hakkındaki beraat hükmü kaldırılarak her iki sanık hakkında mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/882 Esas, 2018/483 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.04.2019 tarihli ve 2018/2295 Esas, 2019/946 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca sanıkların ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... temyizinde özetle; kararı temyiz ettiğini, verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiği, bu ifadelerinin doğru olduğunu, herhangi bir dolandırıcılığı, suçu bulunmadığını savunmuştur. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; İlk derece Mahkemesinin beraat kararının doğru olduğu, katılanın internetten satışa sunduğu aracını almak üzere katılana telefonla ulaşılarak akabinde yüz yüze pazarlık ile aracın 80.000,00 TL üzerinden alımında anlaşmaya varıldığını, sanığın 40.000,00 TL'yi peşin verdiğini, kalanı için senet düzenlediğini, sanığın bazı bankalara olan borcu nedeni ile aracı diğer sanık üzerine yaptıklarını, Noterdeki usulüne uygun devir işlemi sonrasında hiç problem yaşanmamışken ertesi gün katılanın kardeşi olduğunu iddia eden bir şahsın, senetle yapılan anlaşmaya aykırı olarak ödemeleri hemen istemesi üzerine uyuşmazlık çıktığını, satış işleminin ve dayanağı satış sözleşmesinin gerçek ve hukuken geçerli , tamamen katılanın onay ve rızası dahilinde olduğunu, sözleşmedeki imzanın katılana aidiyetinin bilirkişi raporu ile belirlendiğini, sadece hukuki uyuşmazlık olduğunu, aracın satım sonrası bir çok kez el değiştirmesinin dolandırıcılığı kanıtlamayacağını, suç kastının da ispatlanamadığını, suçun unsurunun oluşmadığını, sübut da bulmadığını, sadece katılanın şahitlerine itibarla ve sanığın evveliyattaki dolandırıcılık sabıka kaydına göre subjektif değerlendirmelerle hapse mahkum edilmesinin kabul edilemeyeceğini, Noterden hiç bedel almadan araç devri yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, katılanın, Noter/ resmi makam önünde satış bedelini aldığına dair gerçek dışı beyanda bulunmasının kabul edilemeyeceğini, cezanın üst sınıra yakın tayininin, takdiri indirim sebeplerinin uygulanmamasının TCK'nın 51 ve CMK'nın 231. maddelerinin uygulanma olanağını da ortadan kaldırdığını, suç kastı tam ispatlanmadan bu kadar ağır ceza verilemeyeceği gerekçeleri ile ve re'sen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararıın bozulmasını istemiştir.
III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen beraat hükümlerinin katılan vekilinin sanıklar aleyhine istinafa gelmesi üzerine duruşma açılmasına karar verip yapılan duruşmada sanıkların savunması alınmaksızın, 5271 sayılı CMK'nin 193. maddesine aykırı olarak sanıkların aleyhine sonuç doğuracak şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 289 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle her iki sanık bakımından ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2025 tarihinde karar verildi.