Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36356 E. 2024/6052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/36356
Karar No
2024/6052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/240 E., 2020/370 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında; 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, 2. Güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerürre, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; sübuta, suçların unsurlarının oluşmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Sanığın, şikayetçinin eşinin eniştesi olduğu ve bir süre misafir olarak kalmak amacıyla şikayetçinin evine geldiği, şikayetçinin evde olmadığı bir sırada şikayetçinin ürettiği sütleri alan kişinin bıraktığı 2.000,00 TL parayı teslim alarak şikayetçiye vermediği, ayrıca şikayetçiye ait nüfus cüzdanını alarak üzerine kendi fotoğrafını yapıştırıp bu nüfus cüzdanı ile Avea şirketinden faturalı hat çıkararak kullandığı, yapılan araştırmaya rağmen nüfus cüzdanı aslının ele geçirilemediği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. 2. Sanığın inkara yönelen savunması, şikayetçinin oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, abonelik sözleşmesi, bilirkişi raporu, adli emanet kaydı, sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıtlarının dosya arasında olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden 1. Sanığın savunması, şikayetçinin oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, bilirkişi raporundaki tespitler ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre, suçun sübut bulduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “Güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 16.03.2021 tarihinde 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2021/81-2021/4 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/36356, K. 2024/6052, T. 07.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-36356-e-2024-6052-k-ae3a2519f55e