Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35608 E. 2025/4435 K.
Konu: Çocuğun Soy Bağını Değiştirmek
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35608
- Karar No
- 2025/4435
- Karar Tarihi
- Konu
- Çocuğun Soy Bağını Değiştirmek
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun soy bağını değiştirmek HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2017 tarih, 2017/78 Esas, 2017/1052 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; çocuğun soy bağını değiştirmek suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 231/1, 62, 53, 58/7. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03/05/2018 tarihli, 2018/627 Esas, 2018/650 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; çocuğun soy bağını değiştirmek suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekili ve katılan çocuk vekilinin temyiz talebi ; Bölge Adliye Mahkemesi kararında adı anılı düzenlemelerin yasal zorunluluk değil adi karineler ve hukuk davalarını ilgilendiren düzenlemeler olduğu, bu şekilde hukuk mahkemesinde çürütülmesi herhangi bir şekle tabi olmayan karinelerin yasal zorunluluk olduğundan da bahsedilemeyeceği, İstinaf mahkemesinin gerekçesine katılmanın imkansız olduğunu, 5490 sayılı Nüfuz Hizmetleri Kanunun 15. maddesinde de doğum anında nüfusa kayıt işlemlerinde Türk Medeni Kanununa atıf bulunmadığını, 5490 sayılı kanunun bildirimi esas aldığını, sanığın çocuğun nesebini yanlış bildirdiğini, bu sebepten sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu belirtilerek İstinafın beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Sanığın suç tarihinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve mahkumiyeti kesinleşen diğer sanık ... ile resmi nikahlı evli olduğu ve mağdur ...'ün bu evlilik birliği içinde 23.09.2013 tarihinde doğduğu anlaşılmakla; eyleminin suç oluşturmaması gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.