Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35380 E. 2024/11083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35380
- Karar No
- 2024/11083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gerekçeli kararın katılanlara 18.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 25.10.2020 tarihinin Pazar günü olduğu, katılanlar vekilinin 26.10.2020 tarihli dilekçe ile hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile tebliğnamede süreden ret isteyen görüşe iştirak edilmeyerek temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun belirlenmesi karşısında, verilen düşme hükmü usul ve yasaya uygun bulunmakla, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 02.04.2007 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.