Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33543 E. 2026/6346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33543
- Karar No
- 2026/6346
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/104 E., 2016/283 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden katılanın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafinin vekalet ücretiyle sınırlı temyiz isteminin ise süresinden sonra olduğu ve reddi gerektiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Sanık müdafinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanık müdafinin yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığın, katılanın yönetim kurulu başkanı olduğu ... San. Tic. Ltd Şti. emrine ... Hayvancılık işletmeleri Tic. Ltd Şti. tarafından keşide edilerek verilen suça konu 27.500 TL bedelli çeki hukuka aykırı olarak ele geçirdikten sonra, açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen ... adıyla sahte şekilde ciroladığı, akabinde kendi adına da cirolayıp, bankaya ibraz ederek çek bedelini tahsil etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, Katılan vekilinin 27.06.2016 tarihli duruşmadaki "... bu çekin şirketten çıkartılması ile ilgili ...... C.savcılığınca 2016/67 soruşturma numaralı soruşturma vardır, oradaki şüpheli ... ile sanık arasında telefon görüşmeleri mevcuttur, ...'in diğer müvekkilin şebeke dediği kişilerle de bağlantısı olduğunu düşünüyoruz..." şeklindeki beyanına rağmen, bahsi geçen Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/67 sayılı soruşturma dosyasının getirtilip incelenmediği anlaşılmakla, bahsedilen soruşturma dosyasının getirtilip incelenmesi, kamu davası açılıp açılmadığının belirlenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması durumunda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması, ayrıca sanığın "...olay tarihinde bir bayan kimliğinin yanında olmadığını söylemişti, bu nedenle ben ve yanımda bulunan arkadaşım ... kendisine yardımcı olmak istedik, önce ... çeki ciro etti fakat onunda kimliği yokmuş ondan sonra ben ciro ettim, sonra çekin parasını aldım bayana verdim..." şeklindeki savunmasına rağmen, arkadaşı olduğunu beyan ettiği ...'ın ve kendisine yardımcı olduğunu beyan ettiği şahsın açık kimlik ve iletişim bilgilerini bildiremediği ve suça konu çeki hangi hukuki ilişki çerçevesinde elinde bulundurduğuna dair delil ibraz etmediği de göz önünde bulundurularak, tüm deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.