Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28129 E. 2025/14436 K. – Kamu Kurum Ve

Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28129
Karar No
2025/14436
Karar Tarihi
Konu
Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/44 E., 2020/115 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne münhasır olduğu belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın, kuzeni olan ...'a ait nüfus cüzdanı üzerinde herhangi bir tahrifat yapmaksızın fotokopi hâlinde ibraz etmek suretiyle ... adına .... İletişim Hizmetleri A.Ş. yetkilisinden faturalı telefon hattı alıp kullandığı ve 718,00 TL tutarındaki fatura borcunu ödemediği iddia olunan olayda sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde tanımlanan suçun yasal unsurlarını taşıdığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.07.2010 tarihli ve 2009/645 Esas, 2010/229 Karar sayılı kararına ilişkin davanın, kamu davasında katılan sıfatı alabilecek ölçüde suçtan zarar gören ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye ihbar edilmediği gibi yargılama neticesinde sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın da tebliğ edilmediği, bu itibarla mezkûr kararın kesinleşmediği;

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçu için 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamayacağı, bu itibarla denetim süresinin iyi hâlli geçirildiğinden ve/veya denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve hükmün açıklanması veya kamu davasının düşmesi koşullarının oluşmayacağı, hukuki değerden yoksun olan hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği gözetildiğinde zamanaşımını kesen son işlemin, 5237 sayılı TCK'nın 67/2-a maddesi gereği 17.05.2010 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 15 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

17.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28129, K. 2025/14436, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-28129-e-2025-14436-k-161fc1eeffbf