Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27058 E. 2025/12356 K. – Hizmet Nedeniy
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27058
- Karar No
- 2025/12356
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/279 E. 2020/281 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1- Adli para cezasının "karar kesinleştiğinde" tahsiline karar verilmek suretiyle 5275 sayılı Kanun'un 106/2 ve 20/3 maddelerine aykırı davranılarak adli para cezasının ilk taksitinin derhal tahsili sonucunu doğuracak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, 2- Bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilen (katılan vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar verildiğinden) ilk hükümde, güveni kötüye kullanma suçundan hükmolunan cezanın kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına aykırı olarak sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan fazla ceza tayini ile, kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinin 7. paragrafından sonra gelmek üzere "Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326'ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle" "10 AY HAPİS VE 83 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA. GÜN ADLİ PARA CEZASININ GÜNLÜĞÜ 20 TL'DEN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLEREK 1.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" cümlesinin eklenmesi ile, hükmün 11. bendinin son cümlesinde yer alan "karar kesinleştiğinde" ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.