Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24884 E. 2024/2972 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24884
- Karar No
- 2024/2972
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2019/410 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı teşdiden 1 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz isteği, uzlaştırma işleminin usulsuz yapıldığına ilişkindir. 2. Sanık ...'un temyiz isteği, takdiri indirim maddesinin uygulanmama gerekçesinin gösterilmemiş olmasına, sabıkasız olduğunun gözönüne alınmamış olmasına, uzlaştırma giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğine ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 nci ve 39 uncu maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ...'ın, kendisini... olarak tanıtan sanık ... ile internet ortamında tanıştığı, katılana tanıdığı müsteşar olduğunu, iş bulacağını söyleyerek ...ilçesine davet ettiği, 10.03.2012 tarihinde sanık ...'nun kiraladığı araç ile katılanların evine geldikleri, katılan ...'ın gireceği iş ile ilgili olarak bir kursa katılması gerektiğini, bunun için 500,00 TL yatırmaları gerektiğini söylemesi üzerine katılan ...'in 500,00 TL parayı sanık ...'ya verdiği, sanıkların daha sonraki günlerde katılanlardan tekrar 500,00 TL yatırmalarını istemeleri üzerine dolandırıldıklarını anlayarak yatırmadıkları, sanıkların üzerilerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek sanıkların katılanlara karşı dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece sanıklar hakkında lehlerine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirilip, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,16.04.2013 tarihli hükmün sanıklar tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 5 davetiye ücreti 35,00 TL, 5 adet talimat gideri 17,25 TL, 1 adet posta gideri 1 TL, uzlaştırıcı ücreti 195,50 TL olmak üzere toplam 248,75 TL mahkeme masrafının sanıklardan eşit olarak tahsiline, bozma sonrası yapılan 61,00 TL posta gideri, 81,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 142,00 TL yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.