Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22394 E. 2024/9281 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22394
Karar No
2024/9281
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/246 E. 2019/623 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2015 tarihli ve 2012/2059 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen cezaların ertelenmesine hükmedilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.12.2017 tarihli ve 2017/38240 Esas, 2017/29326 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/246 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen cezaların ertelenmesine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri; sanıklar yönünden atılı suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına, uzlaştırma işleminin usulüne uygun olmadığına ve sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; sanıklar yönünden atılı suçun maddi manevi unsurlarının oluşmadığına ve sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanıklardan ..., ... ve ...'nın birlikte bir çağrı merkezinde çalıştıkları, bir Alman dergisine abone yapmak Almanya'da ikamet eden Alman vatandaşları ile irtibata geçtikleri, davaya konu Alman vatandaşı olan mağdur ... ile 2012 yılının Nisan ayında "Schweizer Geldtransport Unternehmen" isimli İsviçre para sevk firmasının adını kullanarak telefonla irtibata geçtikleri, kendilerini "Andreas Richter" olarak tanıtıp, Almanca konuşan sanıkların mağdura piyangodan 149.000 Euro ödül kazandığını, seyahat ve sigorta masrafları için 2.200 Euro'yu kendilerinin belirttiği hesaba göndermesi durumunda işlemlerin başlayacağını, ödülü teslim almak için geldiğinde yatırdığı bu paranın kendisine Dr. Rudolf Streichofer isimli noter tarafından geri iade edileceğini söyledikleri telefon görüşmesinden sonra "e-mail" üzerinden yazışmaya başladıkları, ödülün kendisine verilebilmesi için ayrıca "Paysafe" isimli güvenlik ödeme kartlarından satın alması gerektiği de belirtilerek mağdurun değişik tarihlerde 800, 6.500 ve 7.500 Euro'luk paysafe kartlarından satın almasını sağladıkları, mağdurun verilen talimatlara eksiksiz uyması üzerine daha çok para sızdırmak için sanıkların işi daha da büyüterek mağdura ödülün 490.000 Euro'ya yükseltiliğini söyledikleri, yaptıkları yazışmalarda değişik bahanelerle ödülü göndermeyi devamlı geciktirdikleri ve prosedür gereği diyerek mağdurun 4.000, 12.800, 15.300, 19.200 ve 24.300 Euro parayı havale etmesini sağladıkları, bu şekilde 16.09.2012 tarihinden 12.09.2012 tarihine kadar mağdurdan farklı tarihlerde yaklaşık 100.000 Euro para tahsil ettikleri, paraların sanıklar ..., ... ile dava dışı ..., ...'in Türkiye'de bulunan bankalardaki hesaplarına gönderildiği, olayın Almanya/Dusseldorf Polislerinin İnterpol üzerinden "uluslararası dolandırıcılık" suçu ile ilgili sanık ...'ın ihbar edilmesi sorasında ortaya çıktığı, 24.300 Euro dışındaki tüm paranın sanıklar tarafından kullanıldığı şeklindeki eylemleri sebebiyle; sanıkların iştirak iradesi altında katılanı hileli hareketlerle kandırarak güven telkin etmek suretiyle değişik tarihlerden haksız çıkar sağladıkları değerlendirilmekle iştirak halinde zincirleme şekilde dolandırıcılık suçu kapsamında cezalandırılması için kamu davası açıldığı; mahkeme tarafından oluşun iddiaya uygun olduğu değerlendirilmekle bozma sonrası yargılamada sanıklar hakkında temyize konu hükümler kurulmuştur. 2.Sanıklardan ... ile ... aşamalarda oluşu ikrar etmiş, sanıklar ... ve ... atılı suçlamayı kabul etmemiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2019 tarihli ve 2018/246 Esas, 2019/623 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22394, K. 2024/9281, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22394-e-2024-9281-k-1f8080f2fb64