Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19013 E. 2023/2356 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19013
- Karar No
- 2023/2356
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'in temyizinin ise süresinde olmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/118 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararı ile; a. Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, b. Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... gerekçeli kararın kendisine ve ailesine tebliğ edilmediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2. Katılan vekili verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir. 3. Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar ... ve ...'in atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükümler temyiz edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın Ardıçlar İletişim isimli iş yerini işlettiği, sanıklar ... ve ...'in katılana ait iş yerine gittikleri, 2500 TL bedelinde bir telefon beğenerek sanık ...'e ait kredi kartını telefonun ücretini ödemek için katılana verdikleri ancak limitin yetmediği, sanıkların katılana karta 3.000 TL yatırılması halinde 5.960 TL olan limitin açılacağını söyledikleri bunun üzerine katılanın iş yeri çalışanına 3.000 TL parayı sanık ... adına düzenlenmiş olan karta yatırmasını söylediği, çalışanın parayı yatırdıktan sonra tekrar çekim yapmaya çalıştıkları ancak kartın yine çekmediği, kartı veren sanıkların da o sırada ortadan kayboldukları iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerini belirterek inkara yönelik savunmada bulunmuştur. 3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıklar ... ve ...'in atılı eylemlere dahilini gösteren delillerin tespit olunamadığı, kart kullanım hakkının sanık ...'a ait olduğu ancak dolandırıcılık eyleminde talimat ve yönlendirmesinin tespit olunamadığı, sanık ...'in sanık ... ile bahse konu iş yerine geldiği ancak sanık ...'ın eylemlerine katkısı ve yardım ettiğine dair delil bulunamadığı tespit olunmuş, şüphe halini aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyuta ulaşan yeterlilikte delilin elde edilemediğinden sanıkların beraatine, sanık ...'in ise atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan vekilinin temyizinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu belirlenmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın 13.11.2015 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde de bulunduğu ve 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 311 inci maddesi uyarınca eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme mercisi Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, mahkemenin hukuki dayanaktan yoksun olan 16.11.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 27.05.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, sanık tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 13.11.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklar ... ve ...'in sanık ... ile iştirak halinde katılan ...'a karşı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; katılanın aşamalardaki beyanları, tanık ... ...'un anlatımları, sanık ...'ün İş Bankası hesabına 3000 TL para yatırıldığına dair tespit, sanıklar ... ve ...'in katılanın iş yerine geldiklerine dair kamera görüntü tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların sübut bulan 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alınan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçundan mahkumiyetleri yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraatlerine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/118 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.