Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17906 E. 2025/6503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17906
- Karar No
- 2025/6503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/623 E., 2015/196 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz isteğinin reddi, kısmi onama, kısmi bozma Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli ve 2014/623 Esas, 2015/196 Karar sayılı ilâmının, katılan sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; I. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan sanık ...'ün temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Beraat Kararı Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargılama konusu tehdit suçu için 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan sanık ...'ün temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Katılan Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan ön inceleme neticesinde; katılan sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Katılan sanık ...'ün, ...'e ait ... adlı iş yerinde 19 gün çalıştığını, ücret ve sigorta priminin ödenmediğini, iş yeri adına 180,00 TL tahsilat yaptığını ancak ...'ün kendisine hakaret ederek işten çıkarması nedeniyle iade edemediğini beyan etmesi, ...'ün ise sanığın kendisinden habersiz bir şekilde müşterilerinden 500,00 TL tahsilat yaptığını ancak kendisine teslim etmeyerek uhdesinde tuttuğunu iddia etmesi karşısında; öncelikle suç vasfının tespiti açısından, ...'ün ... adlı iş yerinde hangi sıfatla çalıştığı, iş yeri adına para tahsil etme yetkisinin bulunup bulunmadığı, para tahsil etme yetkisinin bulunmaması durumunda eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 155/1 maddesi kapsamında yer alan ve soruşturma ve kovuşturması şikâyet şartına bağlı olan güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarını taşıyacağı, mezkûr suç yönünden zamanaşımı süresi ve suçtan zarar gören ...'ün, 16.03.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekeceği; Sanığın iş yeri adına para tahsil etme yetkisi bulunan bir görevde çalıştığının belirlenmesi hâlinde ise yargılama konusu suçun 5237 sayılı TCK'nın 155/2 kapsamında yer alan ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alınan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile taraflar arasında usulüne uygun uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda ...'e; sanığın kim ya da kimlerden kendi adına para tahsilatı yaptığı, buna ilişkin delillerinin nelerden ibaret olduğu, sanığa çalıştığı süreye ait ücret ve sigorta primini ödeyip ödemediği sorulmak ve sanığa da 180,00 TL tahsilatı kimden yaptığı, bir şekilde katılana iade etme imkanı varken neden iade etmediği, ...'ün dosyaya sunduğu 200,00 TL'lik tahsilata dair makbuz gösterilerek parayı kendisinin alıp almadığı hususları açıklığa kavuşturulmak suretiyle sanık ...'ün suç kastı ile hareket edip etmediği ve eyleminin hapis hakkı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususları da tartışılarak sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2. Kabul uygulamaya göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan sanık ...'ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereği uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.