Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17165 E. 2025/2371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17165
Karar No
2025/2371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/83 E., 2015/9 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizin İncelenmesinde Gerekçeli karar başlığında 2006-2007 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin, sanık tarafından banka kredilerinin çekildiği ve teselsülün sona erdiği 17.05.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, hüküm fıkrasında suçun adının ''Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık'' yerine ''Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık'' olarak gösterilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Sanık hakkında üç ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası ikame edilmesine rağmen ek savunma hakkı tanınmadan zincirleme surette tek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; ceza miktarı artmadığından ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Dair Temyizin İncelenmesinde Sanığa yüklenen “özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17165, K. 2025/2371, T. 25.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17165-e-2025-2371-k-3cc76b05f6c8