Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/16807 E. 2025/6773 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16807
- Karar No
- 2025/6773
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/232 E. 2014/336 K. SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mağdur ... Şubesine 23.10.2013 tarihinde yapılan meşruhatlı davetiyenin usulüne uygun tebliğine rağmen, mağdur bankanın duruşmalara katılım sağlamaması karşısında, usulüne uygun duruşma ve davadan haberdar edilmesi ve davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması yönünden bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, temyiz dışı vefat eden sanık ... ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, suç tarihinde hissedarı olduğu ve vefat eden sanık ...'ın da temsile ve ilzama yetkili olduğu ... Turizm Ticaret Pazarlama Gıda Sanayi İnşaat Taahhüt Üretim Nakliyat Anonim Şirketi adına, mağdur ... Şubesinden kullanılan genel kredi sözleşmelerine dayanarak kredi kullanabilmek amacıyla, katılanın borçlu, adı geçen şirketin alacaklı olarak gösterildiği suça konu, 10.08.2008 düzenleme tarihli 65.000,00 TL bedelli bonoyu sahte olarak düzenleyip, mağdur bankaya teminat olarak verdiği iddia olunan olayda, sanığın "...Bahsi geçen şirket her ne kadar Anonim ise de aslında sermayenin çoğu babama aittir. Ayrıca ben, annem ve kardeşlerim de bu şirkette hissedardık. Ben o tarihlerde ... Üniversitesinde öğrenci olarak okuyordum. Babam ne gibi evrak getirir ise ben de imzalıyordum. Ama genellikle şirketi babam idare ediyordu. Ben hazırlık ifademde imzanın bana ait olabileceğini söylemiştim, ama bilahare baktığımda o belgelerdeki imzaların bana ait olmadığını tespit ettim " şeklindeki savunması ve sanığın bankaya ibraz ettiği iddia edilen senedin tanzim tarihinin 10.08.2008, kredi sözleşmeleri tarihinin 09.01.2008 olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1-09.01.2008 tarihinde akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine sanık, temyiz dışı vefat eden sanık ... ile birlikte kefil sıfatıyla imzaları bulunan ve aynı zamanda şirket hissedarları olan ...'ın ve ...'in iddia konusu olaya ilişkin tanık olarak beyanlarının alınması, özellikle suça konu bonoyu bankaya kimin verdiği hususunun sorulması, suç konusu bonunun bankaya tesliminde sanık ...'ın iştirakinin bulunup bulunulmadığının tespit edilmesi,
2-Suça konu senet üzerinde yapılan kriminal incelemenin yetersiz olduğu anlaşılmakla, temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile suça konu bono üzerindeki yazı ve imzaların net bir şekilde sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3- Önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alınarak, mağdur bankanın 27.08.2013 ve 21.07.2014 tarihli yazıları ile teminat amaçlı olarak verildiği anlaşılan suça konu bononun, bankaya kim tarafından verildiği, kredilerin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiği, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı, suça konu bonolar olmadan da şirkete bu miktar kredi kullandırılıp kullandırılmayacağı ve kredinin şirketin hesabına ne zaman aktarıldığı, hesaba aktarılan paranın kim tarafından çekilip, kullanıldığı hususlarının mağdur banka nezdinde araştırılması gerekirse işlemi yapan banka görevlilerinin dinlenilmesi, var ise teslim makbuzu vb. belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcuna ilişkin ödeme bulunup bulunmadığı ve miktarı da net olarak belirlenip, kısmi ödeme varsa katılan bankanın muvafakatının olup olmadığının sorulmasından sonra suçun sübutu halinde sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-j maddesinin yanında aynı Kanun'un 158/1-h maddesine de temas ettiği göz önünde bulundurularak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı hükümler kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkındaki hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.