Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15952 E. 2025/2863 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15952
- Karar No
- 2025/2863
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/674 E., 2019/13 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Bozma sonrası, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın adli sicil kaydında yer alan Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2013 tarihli ve 2012/122 Esas, 2013/33 Karar sayılı ilamının 16.04.2013 tarihinde kesinleştiği cihetle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak sanığa fazla ceza verilmesi, b) 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hükmün 1. paragrafındaki "30 gün" olarak belirtilen adli para cezasının "5 gün", 3. paragrafındaki "600,00 TL" adli para cezasının "80,00 TL" olarak düzeltilmesi ve 4. paragrafındaki "ödeme süresi içinde taksitlerden biri ödenmezse ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı, hapis cezasına çevrileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)," ibaresinin hükümden çıkarılması ile yerine "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.