Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14509 E. 2024/11660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14509
Karar No
2024/11660
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Katılanlar ..., ... ve ... ile şikâyetçiler ..., ..., ...'e yönelik eylemler yönünden; sanığın Reisoğlu Denizcilik, Gemi Personelleri ve Aracılık Hizmetleri ... isimli işletmenin yetkilisi olduğu ve gemiye işçi alma vaadiyle gazeteye ilan verdiği, bu ilanı gören katılanlar ... ve ... ile şikâyetçiler ... ve ...'in sanığın iş yerine bizzat gittiği ve makbuz mukabili ödemelerde bulundukları, katılan ... ile şikâyetçi ...'un ise sanık ile yüz yüze gelmeksizin irtibat kurarak sanığın istediği parayı sanığa ait hesaba yolladıkları, sanığın taahhütlerini yerine getirmeyerek iş yerini kapattığı iddia edilen olayda ; her ne kadar eylemin TCK'nın 157/1 maddesine temas ettiğinden bahisle sanığın basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine hükmedilmiş ise de; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinin “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında” şeklindeki hükmünde sanığın tacir sıfatını haiz olması yeterli olup, tacir sıfatının kazılması bakımından da tüzel kişiliğin bulunmasının şart olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 12. maddesinde yer alan, "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır." şeklindeki hükümlere göre gerçek kişilerin tacir olabileceği, nitekim sanığın da ticari işletmesini “... Denizcilik, Gemi Personelleri ve Aracılık Hizmetleri ...” ticaret ünvanı altında ticaret siciline 18.01.2010 tarihinde tescil ettirdiği ve bu işletmeyi kendi adına işlettiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısından ve ekindeki ticaret sicil gazetesinden anlaşılması karşısında, sanığın katılanlar ... ve ... ile şikâyetçiler ... ve ...'e yönelik eylemleri için TCK'nın 158/1-h maddesi uyarınca; katılan ... ile şikâyetçi ...'a yönelik eylemleri için ise aynı zamanda yüz yüze gelmeksizin gazete ilanını hilede araç olarak kullanmış olması nedeniyle TCK'nın 158/1-h maddesinin yanında aynı Kanun'un 158/1-g maddesine de temas ettiği göz önünde bulundurularak nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetleri yerine basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine hükmedilmesi, 2.Şikâyetçiler Heybetullah Çelik ile ...'e yönelik eylemler yönünden; sanığın Anıl Denizcilik isimli işletmenin yetkilisi olduğu ve gemiye işçi alma vaadiyle gazeteye ilan verdiği, bu ilanı gören şikâyetçilerin sanığın iş yerine bizzat gittiği ve makbuz mukabili ödemelerde bulundukları iddia edilen olayda; hilede kullanılan işletmenin Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı ve şikâyetçilerin sanığın hilesine birlikte muhatap kalıp kalmadıklarının dosya kapsamından net bir şekilde anlaşılamadığı dikkate alındığında; suçun nitelikli dolandırıcılık suçunun düzenlendiği 158/1-h maddesine temas etmesi ihtimali ve sanığın mağdurlara yönelik eyleminin TCK'nın 43/2. maddesi kapsamında zincirleme tek suçu oluşturması durumu göz önünde bulundurularak adı geçen işletmenin Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında tescilli olup olmadığının belirlenmesi ve mağdurların sanık ile ne şekilde tanışarak muhatap olduklarına dair ayrıntılı beyanlarına başvurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile iki ayrı basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi, Yasayı aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14509, K. 2024/11660, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-14509-e-2024-11660-k-2f7f9a5a1cbb