Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/10970 E. 2025/1819 K. – Kamu Görevlisin
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10970
- Karar No
- 2025/1819
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/281 E., 2016/409 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan incelemede; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 08.12.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B-Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen hükümlere yönelik yapılan incelemede; Olay tarihinde kolluk görevlilerince sanık ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı araçta yapılan aramada sanık Nazım Kaya tarafından imzalanıp mühürlenmiş 2 adet menşe şahadetnamesi ele geçirildiği olayda; muhtar olarak görev yapan sanık ...'nın, menşe şahadetnamesi düzenlemek hususunda yetki ve görevi konusunun 3285 sayılı Yasada düzenlenmiş olup keza 3285 sayılı Yasanın 13.06.2010 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanması ile yürürlüğe giren 5996 sayılı Kanunun 47. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı gözetildiğinde suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup, muhtar olan sanık ...'in böyle bir görevi olmadığına ilişkin savunması karşısında öncelikle suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5996 sayılı yasa kapsamında muhtarın bu şekilde menşe şahadetnamesi düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının belirlenerek bulunmaması halinde atılı suçun oluşmayacağının da gözetilmesi ile sonuca göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; 1-Muhtar olan sanığın görevi kapsamında tanzim ettiği sahte belgenin sübutu halinde özgü suç niteliğinde olan 5237 sayılı TCK'nın 204/2 maddesi kapsamında yer alan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı, özgü suçlara 5237 sayılı TCK'nın 37/1 maddesi kapsamında asli fail olarak aynı hak ve yetkiye sahip kamu görevlilerinin iştirakinin mümkün olacağı, somut olayda kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ...'un 5237 sayılı Kanun'un 40/2. Maddesinde; "Özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur." şeklinde yer verilen bağlılık kuralı uyarınca, azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla suçtan sorumlu tutulabileceği, aksi takdirde sahte resmi belgenin kullanılması eyleminden dolayı sanıklar ... ve ...'un TCK'nin 204/1 maddesi kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde asli fail olarak hükümler kurulması, 2-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu da nazara alınarak iddiaya konu menşe şahadetnamelerinin duruşmaya getirtilerek aldatma kabiliyeti hususunda incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde dosya içine konulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Suçun sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinde düzenlenen gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçu açısından da değerlendirilme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar Nazım Kaya müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.