Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6778 E. 2023/7483 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/6778
- Karar No
- 2023/7483
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/350 E., 2015/816 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde emniyet görevlilerince yapılan genel denetimlerde durdurulan sanığın yapılan üst aramasında, katılan ...'nın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan sahte polis personel kimlik kartının ele geçirildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmiştir. 3.09.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda, orijinal kimlik kartı ile yapılan karşılaştırma sonucunda, suça konu belgenin Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Tanıtım Kartı formu ve bilgileri kullanılarak lamine üzerine mürekkep püskürtmeli yazı çıktısının plastik kart üzerine yerleştirilmesi ve fotoğrafın monte edilerek ince lamine ile kaplanarak tamamen sahte olarak oluşturulduğu, kişiselleştirme bilgileri ve diğer unsurlar yönünden bütünleyici olarak tamamlandığı ilave, çıkartma gibi tahrifat emarelerine rastlanmadığından sahteliğin ilk bakışta fark edilemeyeceği ve düzenleniş amacına uygun olarak hukuki sonuçlar doğurmaya elverişli olduğu belirtilmiş, Mahkemece belge aslı üzerinde yapılan incelemede; orijinal kimlik kartının ön ve arka yüzündeki tüm yazı ve bilgilerin sahte kimlik kartında da bulunduğu, pvc ile kaplandığı, sol köşesinden pvc kaplamanın koptuğu, üzerindeki fotoğrafın katılana ait orijinal kimlik kartındaki fotoğraftan farklı olduğu, her iki kartın renk tonunun farklı olduğu, orijinal kartın daha ince olduğu belirtilmiştir. 4. Mahkemece, sanık savunması, yakalama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı, soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit görülerek, sabıkalı geçmişi sebebiyle ileride bir daha suç işlemekten çekineceği konusunda olumlu kanaat edinilemediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasına yer olmadığına karar verilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sahtecilik suçlarında belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığını değerlendirme görevinin hakime ait olduğu, Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, dosyada aslı bulunan suça konu polis personel kimlik kartı aslı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; düzenlemedeki şekil şartlarına uygun olduğu, sahteliğin ilk bakışta anlaşılamadığı ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiş ve tüm dosya içeriğine göre, yüklenen suçun sübut bulduğu, yasal ve yeterli gerekçe ile erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının uygulanmadığı anlaşılmakla, Mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiş ve sanığın bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/816 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.