Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/3311 E. 2023/6970 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/3311
- Karar No
- 2023/6970
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/515 E., 2020/27 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2012/57 Esas, 2013/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2013 tarihli ve 2012/57 Esas, 2013/178 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/7648 Esas, 2018/2165 Karar sayılı kararı ile; "1-Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenirken suça konu belge sayısı ve çeşitliliği dikkate alınarak aynı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükmün, ancak resmi belgenin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" niteliğinde olması halinde uygulanabileceği, suça konu motorlu araç trafik belgesi, tescil belgesi ve plakaların bu nitelikte olmadığı gözetilmeden, 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezanın artırılması" nedeniyle bozulmasına, 3. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2018/515 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, aracı ...'dan devir aldığını, araç üzerindeki şasi numarası değişikliğinin ne zaman kimin tarafından yapıldığı hususunda şüphe bulunduğunu, bu yönden eksik araştırma yapıldığını, sahtecilik kastı ve iradesinin olmadığını, suça konu araca ilişkin evraka yönelik sahtelik olgusunun ise çok incelikli yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya konulması gerektiğini beyan etmekle, anılan ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'nın... plakalı aracın, şasi numarası, plakaları, tescil belgeleri ve araç muayene işleminde sahtecilik yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. Aracın şasi numarası üzerinde ve 12.05.2011 tarihli muayene işleminde yapılan sahteciliğe ilişkin ... Polis Kriminal Laboratuvarı'nın 28.10.2011, 02.11.2011 tarihli ekspertiz raporları, P-731075 seri numaralı motorlu araç trafik belgesi ve Y-876450 seri nolu motorlu araç tescil belgesi ile ilgili yapılan araştırmaya ilişkin... İl Emniyet Müdürlüğü'nün 17.11.2011 tarih B.05.1.EGM.4.34-16899.(64008)-34938 sayılı yazıları, gerçek... plakalı araç sahibi ... ifade tutanakları, tanık ... beyanları ile kaza ve olay tespit tutanaklarının dosya arasında olduğu görülmüştür. 3. Mahkemenin kabulü ile; sanık ...'nın suç tarihinde sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araç ile karıştığı trafik kazasına ilişkin yapılan soruşturma sırasında, soruşturmanın ısrarla ... plaka üzerinden yapılmasını ve bu plakaya ait ruhsat ve belgeleri ibraz edeceğini beyan ettiği, bunun üzerine şüphe duyularak kazaya karışan... plaka sayılı araç ve araca ilişkin plaka ve tescil belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ve ilgili kurumlardan toplanan bilgi ve belgeler neticesinde, araçta şasi numarasının bulunduğu metal parçanın ... plakalı ve 01.09.2004 tarihi itibariyle çalıntı kaydı bulunan araca ait olup bu araçtan sökülerek mevcut araca monte edildiği, araçta takılı... plakaların, araca ilişkin tescil belgelerinin ve araca ilişkin 12.05.2011 geçerlilik tarihli muayene işleminin sahte olarak gerçekleştirildiği, yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir. 4. Sanığın, suça konu aracı 2010 yılı Eylül ayında ...'dan devrini üzerine almadan haricen satın alarak kullandığını, aracın şasi numarasını, evrakını kontrol ettirmediğini, muayene işlemi yaptırmadığını, aracın şasi numarası, plakaları, tescil belgeleri ve muayene işlemindeki sahtecilikten bilgisinin bulunmadığını beyan ederek inkar yönlü savunmada bulunduğu anlaşılmıştır. 5. Mahkemece, soruşturma ve kovuşturma aşamasında toplanan bilgi, belge ve beyanlar, kaza ve olay tespit tutanakları ile tüm dosya kapsamı ile, sanık hakkında, kazadan sonra ısrarla ... plaka üzerinden işlem yapılmasını istediğine dair tutanaklar, tanık ... beyanları, savunmalarının aşamalarda çelişkili olması da gözetilerek, beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve dosya kapsamı ile uygun düşmeyen beyanlarına itibar edilmediği değerlendirilerek, birden çok resmi nitelikteki belge üzerinde sahtecilik yaptığı sabit görülmekle resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2018/515 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararında, dosya kapsamındaki bilgi, beyan ve delillerden yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibarıyla oluştuğu yönündeki mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2018/515 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.