Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/11875 E. 2023/8075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/11875
- Karar No
- 2023/8075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/484 E., 2015/272 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 Tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/272 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar Hakkında 1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Sanıklar Hakkında Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, suça konu çekin sadece 5.000,00 TL'lik kısmının eski borç kapsamında verildiğine, geri kalan miktarın çek karşılığı yapılan alışverişe istinaden verildiğine, dosya kapsamıyla her iki sanık yönünden atılı suçların unsurlarının oluştuğuna, anılan suçlardan cezalandırılmaları gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine, anılan nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, ...İnşaat Hafriyat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin yetkilisi sanık ... olduğu halde, şirkete ait suça konu çekin sanık ... tarafından önceden doğan 5.000,00 TL ve bir ay önce alınan çimento alışverişinden doğan borç karşılığında 15.000,00 TL bedelli olarak düzenlenerek katılana verildiği, çekin bankaya ibrazında sanık ...'ın bankaya çekmiş olduğu yetkisiz kişi imzası nedeniyle ödemeden men ihtarı nedeniyle ödeme yapılmadığı, bu şekilde sanıkların katılana olan borçlarını ödememek için fikir ve eylem birliği içerisinde yetkisiz kişi tarafından imzalanan çeki verdikleri iddiasına ilişkindir. 2. 01.08.2012 tarihli Sultanbeyli Noterliğince düzenlenen vekaletname uyarınca, sanık ... tarafından, sanık ...'a şirkete ait her türlü çeki verme, çekleri imzalama ve tahsil etme konusunda yetki verilmiş olduğu belirlenmiştir. 3. Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, önceden doğan 5.000,00 TL borç ve bir ay önce alınan çimentodan doğan borca karşılık, 01.08.2012 tarihli vekaletname uyarınca yetkisi bulunan ...'a tarafından suça konu çekin verilmiş olduğu sabit görülerek, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar kandırıcı nitelikteki davranışlar nedeniyle meydana gelmediğinden dolandırıcılık suçunun ve yetkili kişinin imzalaması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı kanaatiyle sanıkların beraatlerine ilişkin temyize konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği gözetilerek, aşamalardaki katılan ifadelerine göre, suça konu çekin çimento alışverişinden kaynaklanan borcun doğumundan bir ay sonra verilmiş olması karşısında yüklenen suçun unsurları itibariyle oluşmadığı yönünde Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sorgu tarihlerine göre, sanık ... yönünden 10.03.2015, sanık ... yönünden 03.09.2015 tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.