Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10427 E. 2024/563 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/10427
Karar No
2024/563
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/195 E., 2015/292 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmasına rağmen beraatlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'in ...Elektronik Güvenlik Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi, sanık ...'in ise bu şirketin çalışanı olduğu, bu şirketle katılan...Madeni Eşya San. Tic. A.Ş arasında güvenlik kamera sistemleri bakım onarım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin sona ermesinden sonra sanıklar tarafından teknik servis ve bakım ücreti olarak 11.03.2013 tarihinde KDV dahil 30,075,84 TL değerinde irsaliyeli fatura düzenlendiği, ...Güvenlik Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin alacaklı,...Madeni Eşya şirketinin borçlu olarak görüldüğü faturanın katılan şirket ve bu şirkette çalışan ... tarafından kabul edilmediği, ...Elektronik Güvenlik Sistemleri Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin bu faturaya istinaden 05.08.2013 tarihinde katılan şirket aleyhine icra takibi başlattığı, sanıkların bu suretle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia olunmuştur. 2. Mahkemece, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından, sahteliği iddia edilen "teslim alan ..." imzasının bilirkişi raporuna göre faturayı düzenlemiş olan sanık ...'in eli ürünü olmadığı gerekçesiyle; nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından ise sanıkların yetkilisi olduğu şirketle katılan şirket arasında süregelen bir ticari ilişki bulunması, iddia edilen faturadaki sahteciliğin sabit görülmemesi ve taraflar arasında hukuksal nitelikte anlaşmazlık olduğu gerekçeleriyle sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.09.2015 tarihli sanıkların sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşamayan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/292 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/10427, K. 2024/563, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-10427-e-2024-563-k-3dd62bae68c6