Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/16799 E. 2013/17699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16799
- Karar No
- 2013/17699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma HÜKÜM : TCK'nun 343/2, 80, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri gereğince 2520 TL apc Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılı suç tarihinin, sanığın kendisini farklı isimle bildirdiği son duruşma tutanağı tarihi olan 13.06.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanık hakkında başka suçtan yakalandığında ve bu suçtan yargılandığı sırada kendisini ... ismiyle tanıtıp, bu isimle kendisine noterde vekaletname ile avukat tayin ederek, bu avukat ile yargılama aşamasında kendisini temsil ettirmesi nedeniyle memura yalan beyanda bulunma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan davada; mahkemece 14.02.2007 tarihli kararla sanığın 765 sayılı TCK'nun 343/2, 80 ve 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince 2520 YTL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.01.2012 tarih ve 2009/16893 esas, 2012/214 karar sayılı ilamıyla mağdur ...'ün gerçek kişi olup olmadığının araştırılarak gerçek kişi olduğunun tespit edilmesi halinde sanığın eylemlerinin (belirlenen suç tarihine göre) 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43 ve aynı Yasanın 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesindeki suçları oluşturacağının belirtilmiş olmasına, bozma sonrasında dosya arasına alınan nüfus kaydından mağdur ...'ün gerçek kişi olduğunun tespit edilmesine, hırsızlık yargılama tutanaklarına göre suç tarihinin 13.06.2005 olduğunun anlaşılmasına ve sanık hakkında sürücü belgesinde sahtecilik eyleminden dolayı açılan davanın sonucunda verilen düşme kararının, Dairemizin 15.03.2012 gün ve 2009/12213 Esas, 2012/3615 sayılı kararıyla zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinin belirlenmesine göre, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 268/1. maddesi aracılığıyla 267/1. maddesindeki suçları oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.