Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/10370 E. 2013/11398 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10370
- Karar No
- 2013/11398
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : TCK 204/1, 43, 62, 53. maddeleri gereğince neticeten 2 yıl 6'şar ay hapis, hak yoksunluğu. I-Sanıklardan ...'in aşamalardaki savunmalarında ısrarla, suçlamayı kabul etmediğini, kendisini ... olarak tanıtan bir şahıstan suça konu aracı satın aldığını, bu şahsın temin ettiği trafik takip işlemlerini takip eden diğer sanık ... adına olan vekaletname ile aracı Nacak Otomotiv Ltd. Şti. yetkilisi ...'a satıp devrettiğini savunması, tanık ...'in de sanığın bu savunmasını doğrular şekilde aracı sanık ...'le birlikte tamirhanesine gelen ve kendisini ... olarak tanıtan kişiden ...'in satın aldığını beyan etmesi, diğer sanık ...'ın da savunmasında, trafik takipçisi olduğunu, olay tarihinde sanık ...'in kendisini arayıp bir araç satışı yapmasını istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, suça konu vekaletname ve diğer belgeleri sanık ...'in kendisine getirdiğini ve bu vekaletname ile belgelere istinaden noter'e giderek aracın satışını yaptığını beyan etmesi, müşteki ve eşi ...'nin de beyanlarında aracı kendisini ... olarak tanıtan bir şahsa kiraya verdiklerini, daha sonra kira bedelini almak için bu şahsın işyerine gittiklerinde işyerinin kapalı olduğunu ve kendileri gibi çok sayıda kişinin de bu şahsı aradığını işyeri komşularından öğrenmeleri üzerine şüphelenerek kolluğa başvurduklarını beyan etmeleri, sanık ...'in müdafii vasıtasıyla ... Otomotiv antetli, satıcısı ... alıcısı ... olan oto ön satış sözleşmesini dosyaya ibraz etmesi ve suça konu belgelerdeki imzaların aidiyeti ile ilgili inceleme yapılmamış olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; öncelikle suça konu belge asıllarının dosya arasına alınması, müşteki ve sanıkların ifadelerinde ismi geçen ... hakkında tefrik edilen soruşturmanın akıbeti araştırılarak, dava açıldığının tespiti halinde mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi halde dava dosyası getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, iddianamesi ile bu davayı ilgilendiren tüm delillerin onaylı birer suretlerinin dosya arasına konulması, müşteki ... ve tanık sıfatıyla beyanına başvurulan ...ile sanıkların yüzleştirilmesi sağlanarak onlara kendisini ... olarak tanıtan kişinin bu şahıslardan biri olup olmadığının sorulması, müştekinin ...'ın işyeri adresi olduğunu belirttiği yerle ilgili kolluk araştırması yapılarak, işyerinin kim adına kayıtlı olduğu, ... isimli şahsa ait olup olmadığı, ait değilse mevcut malikten suç tarihi itibariyle ... veya başka şahıslara kiralanıp kiralanmadığının araştırılması, Truva isimli şirket yetkilileri ile sanık ... müdafiinin dosyaya ibraz ettiği oto satış sözleşmesinde ...'ın isminin yanındaki telefon hattının sahibi olduğu bildirilen Nedim Ekinci'nin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, sanık ...'ın dosyaya ibraz ettiği oto ön satış sözleşmesi de nazara alınmak suretiyle suça konu noter vekaletnameleri ve dayanakları olan belgeler ile oto ön satış sözleşmesindeki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda usulünce imza incelemesi yaptırıldıktan sonra sanık ...'in diğer sanık ...'in eylemine ne şekilde katıldığı da gerekçede tartışılıp açıklandıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, II- Kabule göre de; 1-Suça konu sahte noter vekaletnamelerinin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmaları nedeniyle eylemlerin bir bütün halinde 765 sayılı TCK'nun 342/2 ve 80. (5237 sayılı TCK.nun 204/1-3 ve 43.) maddelerinde yazılı "zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturduğu ve kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda; 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uygulanmadığı halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu maddenin uygulanması suretiyle kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması, 3-5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi gereğince sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanması, 4-5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sonuç ceza miktarları bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.