Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4453 E. 2012/21226 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/4453
Karar No
2012/21226
Karar Tarihi

Vergi kaçakçılığı suçundan sanık ...'ın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b-l, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80. maddeleri uyarınca 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerindeki haklardan infazı tamamlanıncaya kadar, c bendindeki haklardan koşullu salıverilmesine kadar yoksun bırakılmasına dair Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2011 tarihli ve 2009/1423 esas, 2011/369 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde yer alan "Suçun islendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." seklindeki düzenleme ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık lehine olan kanunun tespit edilerek bütünüyle uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karma uygulama yapılmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31/10/2012 gün ve 2011/1659/5645 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2012 gün ve KYB.2012/46714 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMUK.nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma, kesin olan veya temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir yasa yoludur. Bu nedenle henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına bozma yolu ile incelenmesi olanaksızdır. Sanığa yokluğunda verilen hükmün 07.10.2011 tarihinde sorgusunda beyan ettiği adresine Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Adli mercilerce gerçek bir kişiye Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılabilmesi için; 1-Daha önce kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması, 2-Tebliğ yapıldıktan sonra adresini değiştirdiği halde yenisini tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmemesi, 3-Adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin de tespit edilememesi gerekmektedir. Bu koşulların bulunması halinde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. Muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin tespit edilmesi halinde uygulanacak tebliğ usulü Tebligat Kanununun 35. maddesi değil 21/2. maddesidir. Bu madde uyarınca muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi,

tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Dosyanın incelenmesinde; daha önce sanığa veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre herhangi bir tebligat yapılamadığı ve Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 16.08.2011 gün ve 2011 sayılı yazısından tebligat yapılan adresin sanığın MERNİS adresi olduğu görülmüştür. Şu halde sanığa koşulları bulunmadığı halde Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan kanun yararına bozulması talep edilen hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2011 gün ve 2009/1423 Esas ve 2011/369 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, yasa yararına bozma isteminin CMK. nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, anılan kararın sanığa usulünce tebliği hususunun mahkemesince ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4453, K. 2012/21226, T. 07.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-4453-e-2012-21226-k-16f238163444