Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/26944 E. 2013/15399 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/26944
Karar No
2013/15399
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet 1- Sanık ... hakkında ''dolandırıcılık'' suçundan verilen hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanık ... hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan verilen hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; a- Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesindeki hafifletici nedenin uygulanabilmesi için fail gerçek olan bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olmalı, kanıtlanmak istenen olayın doğruluğu veya gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanması yeterlidir. Buna göre somut olayda; müşteki ...'nun adına kayıtlı ... plakalı aracını ...'a sattığı, ...'ın da bu aracı ...'ya, ...'nın da... isimli şahsa sattığı, ancak parasını ödemediği için aracın satışını yapmadığı, daha sonra aracı ele geçiren sanıkların Isparta 1. Noterliği tarafından düzenlenmiş gibi gözüken ve şikayetçi ... tarafından sanıklardan ...'a aracın satışı konusunda verilmiş yetkiyi içeren sahte bir vekaletnameye istinaden Kütahya 1. Noterliğinde sanık ...'ın ...'a vekalet verdiği ve 19.07.2004 tarihli vekaletnameyi düzenlettirdikleri, daha sonra ...'un bu vekaletnameyi kullanarak aracı 20.07.2004 tarihinde Konya 2. Noterliğinde mağdur ...'ya sattığının anlaşılması karşısında; sanığın aracı ne şekilde ele geçirdiği araştırılıp, meşru yoldan ele geçirdiği belirlendiği takdirde eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 347. (5237 sayılı TCK'nun 211.) maddelerindeki "bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla resmi belgede sahtecilik" suçunu oluşturup oluşturmayacağı karar yerinde tartışıldıktan sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, b- Kabule göre de; Sanığın diğer sanık ... ile birlikte sahte vekaletnameye istinaden araç satışı yapmaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eyleminin, olayda birden fazla sahte noter vekaletnamesinin de kullanılmış olması nedeniyle 765 sayılı Yasanın 342/2, 80. (5237 sayılı TCK'nun 204/1-3,43/1.) maddelerinde öngörülen zincirleme biçimde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden lehe olduğu kabul edilen 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59. maddelerine göre eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/26944, K. 2013/15399, T. 25.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-26944-e-2013-15399-k-96a062131288