Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20564 E. 2013/14540 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20564
Karar No
2013/14540
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...:Beraat,Sanık ...: 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62/1 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. 5237 sayılı Yasanın 157/1, 168, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 5 ay hapis ve 40 YTL apc ile cezalandırılmasına. Dosya arasından çıkan, dava ile ilgisi bulunmayan Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2009 gün ve 2009/194-204 sayılı dosyasına ilişkin gereğinin mahallinde yapılması mümkün görülmüştür. I- Sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçlarından kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafîinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “beraat” hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, arkadaşı olan diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, diğer sanık ...’nun müştekiden aldığı aracın satış bedeline karşılık, sahte şekilde keşide edilmiş çeki ciro etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada, sanık ...'in yüklenen suçu kabul etmeyerek komşusu olan diğer sanığın ricası üzerine, ona güvenerek çekte kendi adına ciro imzası attığını, ancak çekin sahteliğini bilmediğini söylemesine rağmen, müştekinin ifadesinde sanıkların birlikte gelerek aracı almak istedikleri, aralarında anlaştıktan sonra sattığı aracın bir miktar satış bedeli olarak dava konusu çeki ciro ettiklerini beyan etmesi, yargılama sırasında alınan grafoloji ve sahtecilik uzmanına ait bilirkişi raporunda; çekin arka yüzünde bulunan 1. ciranta "...” ve 2. ciranta “...” ciro yazıları ve imzalarının sanık ...’in eli ürünü olduğunun belirtilmesi, böylelikle sahte olduğu sabit olan 1. Ciranta yazı ve imzasının sanık tarafından yapıldığının anlaşılması karşısında; sanık ...’e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu ve mahkumiyeti gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, III- Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan “mahkumiyet” hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Temel cezanın alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun aleyhe olduğu gözetilmeden ve denetime olanak verecek şekilde uygulamalı karşılaştırma da yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 2- Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231 ve TCK'nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20564, K. 2013/14540, T. 08.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20564-e-2013-14540-k-571ba66cedf2