Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20273 E. 2013/10505 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20273
- Karar No
- 2013/10505
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-5237 sayılı TCY'nın 158/1-f, 168/1, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası 2-5765 sayılı TCY'nın 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası I- Sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince: 1-Sanığın tüm aşamalarda, ... isimli bir kişiden sattığı mal karşılığı suça konu çeki aldığını beyan ettiği, Vergi Dairesinin cevabi yazısı ve dosya kapsamına göre sanığın savunmasında belirttiği ve gıda pazarlamacısı olan ... isimli bir kişinin bulunduğu, mağdur ...'un da sanık ile uzun yıllar ticaret yaptığını, sanıktan aldığı tüm çeklerin ödendiğini ifade etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, ... isimli kişi ile sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği tanıklar dinlendikten sonra hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı, Kabule göre de; 2-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2. maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.