Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20244 E. 2013/9398 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20244
Karar No
2013/9398
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Her iki suçtan mahkumiyet Mahkemece her iki yasadaki uygulama maddelerinin alt ve üst sınırları dikkate alınıp yapılan karşılaştırma sonucu lehe kabulüyle uygulanan 5237 sayılı Yasanın ilgili maddesi esas alınarak uygulama yapılması sonrasında ortaya çıkan netice ceza üst sınırı 5237 sayılı Yasaya göre daha fazla olan 765 sayılı TCK.nun uygulanmasında hükmolunacak cezanın daha fazla olması gerektiğinden lehe yasa karşılaştırılması yapılmamasına yönelen tebliğnamedeki düşüncelere iştirak olunmamıştır. I-Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. Fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili paragrafın hükümden çıkartılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyizine gelince: Sanığın dolandırıcılık suçunu bankanın maddi varlığı olan çeki kullanmak suretiyle işlediğinin iddia olunmasına göre suçun sübutu halinde eylemin 765 sayılı TCK'nun 504/3, 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddelerinde yazılı suçu oluşturacağı ve yargılama görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye inanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20244, K. 2013/9398, T. 05.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20244-e-2013-9398-k-a44fd0dfa3e1