Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13701 E. 2011/23776 K. – Resmi Evrakta

Konu: Resmi Evrakta Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13701
Karar No
2011/23776
Karar Tarihi
Konu
Resmi Evrakta Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 3, 43, 53/1, 2. maddeleri uyarınca iki kez 5 yıl 7 ay 15 gün hc. ve iki kez belli hakların kullanılmasından yoksun bırakılmaya dair, 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 52/2, 2. mad. uyarınca iki kez 1 yıl 6 ay hc. 200 YTL apc. ve tutukluluğun mahsubuna dair. Sanığın savunmasının gıyabi tutuklama kararı üzerine istinabe yoluyla 11.02.2005 tarihinde alındığı, 16.06.2005 günlü oturumda 5271 sayılı CMK’nun 150. maddesi gereğince zorunlu müdafi atanıp sanığın yokluğunda yargılama yapılıp müdafii huzuruyla hüküm kurulduğu, müdafiin temyiz yasa yoluna başvurmaması üzerine mahkumiyet hükmünün kesinleştirilip infaza verildiği, sanığın 09.05.2007 havale tarihli temyiz dilekçesini ise, Giresun E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu vasıtasıyla gönderdiği, dosya kapsamından temyiz isteminin reddine konu 13.03.2006 gün ve 2004/531 esas, 2006/101 karar sayılı mahkumiyet hükmünün sanığa tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından; anılan mahkumiyet hükmünün infazına başlandığında infaz merciince sanığa tebliğ edilip edilmediği araştırılıp varsa tebligat evrakının eklenmesi amacıyla Dairemizin 17.03.2011 gün ve 2011/2495 esas, 2011/1501 sayılı tevdi kararı üzerine, Vize Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun 11.05.2011 gün ve 2011/1660 sayılı yazısında sanığın infaz dosyası ve Uyap üzerindeki kayıtlarının incelenmesinden cezaevine ilk giriş yaptığı 25.04.2007 tarihinde sanığa 13.03.2006 gün ve 2004/531 esas, 2006/101 karar sayılı mahkumiyet hükmünün tebliğ edilmediği belirtilip tevdi kararımız üzerine anılan hükmün 18.05.2011 tarihli belge ile tebliğ edildiği, sanığın 09.05.2007 tarihinde öğrenmekle hükmü temyiz ettiği, bilahere vasisi ...’ın vekil olarak atadığı avukat ...’ın 09.02.2009 hakim havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla; Kartal 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03.03.2009 gün ve aynı sayılı eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü: I-Dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının her bir mağdura karşı suçun işlendiği 22.01.2003-06.02.2003 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve vekaletnameli müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. ile 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Her bir katılana yönelik memur olamayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen sanığın ve vekaletnameli müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şeklinde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve müdafiinin savunma hakkının kısıtlandığına, taktiri indirim hükümlerinin uygulanmadığına ilişen yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak : Hükmün gerekçe bölümünde her bir katılan yönünden sanığın fiiline uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2 ve 80. maddeleri uyarınca alt sınırdan hüküm kurularak 4 yıl 8 ay hapis, 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 43. maddeleri uygulanarak 3 yıl 9 ay hapis cezası tayin olunacağı ve bu suretle 5237 sayılı yasanın sanık lehine hükümler içerdiği belirtilip kabul olunmasına karşın, tefhim olunmakla hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında olayın oluş biçimi, kastın yoğunluğu, zararın fazlalığı gerekçe gösterilip temel ceza 204/1. maddesi uyarınca teşdiden 3 yıl belirlenip, belgenin niteliği gereği aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapılıp 4 yıl 6 ay ceza tayin olunduktan sonra teselsül hükümleri uygulanarak 1/4 oranında artırım yapılıp 2 kez 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezaları tayin olunmak suretiyle hükümde karşıklığa ve çelişkiye neden olunması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu septen dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13701, K. 2011/23776, T. 21.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13701-e-2011-23776-k-18fb7294c88b