Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13345 E. 2012/2624 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Mühürde Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13345
Karar No
2012/2624
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Mühürde Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik HÜKÜM : Mühürde sahtecilik suçundan; sanıkların beraatlarına, Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; sanıklar ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 62. maddelerinin uygulanarak sanıkların 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle; sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 43, 62. maddelerinin uygulanarak sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına. Gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin sahte vekaletname ile satışın yapıldığı 20.03.2003 olarak mahkemesince düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. 1- Sanıklar ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine dair sanık ... müdafii ile sanık ...’ın temyizlerinin incelenmesinde; Mahkemece, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanunun ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılarak, gerekçe kısmında 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu belirtilerek buna göre uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Ceza süresi itibariyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMUK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın suçun sübut bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2- Sanıklar ..., ... ve ...’ın mühürde sahtecilik suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelik katılan ... vekilinin temyizinin incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "mühürde sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki "mühürde sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3- Sanık ...’ın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin sanık ... müdafii ve yerel Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesine gelince; Sanığın, ... ve ... ile birlikte hareket ederek sahte vekâletname düzenleyip kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık ...’ın suça konu vekaletnameyi sanık ...’dan aldığı yönündeki beyanı dışında delil bulunmayan sanığın suçu kabul etmediği gibi araç sahibi ... ya da diğer sanıklar ... ve ...’ı tanımadığını savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkartılması amacıyla; sanık ile ...’ın yüzleştirmesi ile gerektiğinde suça konu belgeler üzerinde imza incelemesi de yaptırılarak, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla mahkumiyete hükmolunması, Yasaya aykırı, sanık müdafii ile yerel Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13345, K. 2012/2624, T. 01.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13345-e-2012-2624-k-e69170e600b9