Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/5668 E. 2010/13726 K. – Memur Olmayan
Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/5668
- Karar No
- 2010/13726
- Karar Tarihi
- Konu
- Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanıklar hakkında eylemlerine uyan "resmi belgede sahtecilik" suçundan 765 sayılı TCK 342/1 md. 59/2 md.uyarınca neticeten 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına 03.03.2009 tarihli hükmün sanık ... ve vekaletnameli müdafiinin yokluğunda verildiği, gerekçeli karar tebliğ olunmadan önce 13.03.2009 tarihli yetki belgesi ile görevlendirilen Av.... 'nın 17.03.2009 günlü dilekçesi ile hükmü süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla tebliğnamedeki red isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Yurt dışında işçi olarak çalışan katılanın ülkemize izne geldiğinde 25.12.2002 tarihinde Ahmet Yapıcı adlı kişiden kardeşine otomobil satın aldığında bakiye borcu için teminat olarak yazı ve rakamla bedelleri yazılı ( 2. 500.000.000 TL ve 3. 300.000.000 TL) diğer kısımları boş olan iki adet bonoyu araç sahibinin kendisini tanımaması nedeni ile aralarındaki anlaşma uyarınca satışa aracılık eden önceden tanıdığı sanık ...’a imzalayıp verdiği, adı geçen sanığın katılanın babası tanık ... tarafından bedeli ödendiğinde imza bölümü yırtılmış başka bir senedi iade ederek elinde tuttuğu 3.300.000.000 TL bedelli bonoyu 25.06.2000 keşide, 25.07.2000 vade tarihli, lehtarı sanık ... olarak düzenleyip bedelini de eklemeler yaparak 23. 300.000.000. TL’ye dönüştürdüğü, sanık ...’ın yardımı ile de sanık ... ’ün bu senedi icra takibine koyduğu, sanıkların bu suretle birlikte resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia olunması, sanıkların aşamalarda katılanın suça konu senedi sanık ... e olan borcu nedeni ile düzenleyip verdiğini, araç alımı için verdiği senedin başka bir senet olduğunun ve gerçekten de bedeli ödendiğinde imza bölümü yırtılıp iade edildiğini savunmaları, suça konu açığa imzalı olarak verilen senedin keşide ve vade tarihlerinin sonradan doldurulduğu ve bu yönden bir tahrifat iddiasının bulunmadığı da gözetildiğinde dosya içersinde bulunan sanık ... ile katılanın birlikte aynı uçakla İstanbul’a geldiklerini gösterir uçak biletleri ve döviz alım belgesinin savunmayı doğrular nitelikte bulunduğu, katılanın savunmalarda belirtilen borcun kaynağına ilişkin hususları doğruladığı ancak bununla ilgili Almanya’da görülen davayı kazandığını ve borcu bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 347. (5237 Sayılı TCK.nun 211.) maddesi kapsamında gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2- Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK.nun 342. maddesinin 1 fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK.nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanıklar lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK.nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 2 yıl 6 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de göz önüne alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden karşılaştırma sırasında, 5237 sayılı Yasanın 204/1 maddesi uyarınca da temel cezanın 2 yıl 6 ay olarak belirlenip, cezaların eşitliği halinde 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerini temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.