Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/17137 E. 2012/16505 K. – Kamu Görevlisi
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/17137
- Karar No
- 2012/16505
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Sanıkların, 5237 sayılı Yasanın 204/2, 62/1 ve 53. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların türü ve süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü: 1-Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde daha az cezayı gerektiren hal olarak düzenlenen 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesindeki hafifletici nedenin uygulanabilmesi için fail gerçek olan bir olayın kanıtlanmasını sağlamak amacıyla hareket etmiş olmalı, kanıtlanmak istenen olayın doğruluğu veya gerçekliği koşul olmayıp, failin iyi niyetle bu olayın doğruluğuna inanması yeterlidir. Buna göre; 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca “mazeretsiz olarak üst üste üç toplantıya iştirak etmeyen üyeler yönetim kurulu üyeliğinden çekilmiş sayılır” hükmü ve sanık ...’nın “yönetim kurulu üyesi olan ...’nın toplantılara katılmadığının Denetim Kurulunca tespit edilip kendilerine bildirmeleri üzerine karar aldığını” savunması ve Denetim Kurulunun dosyada mevcut 30.09.2006 tarihli raporunda ...’nın 05.09.2006, 15.09.2006 ve 30.09.2006 tarihlerinde yönetim kuruluna katılmadığından 5362 sayılı Kanunun 53. maddesinin yerine getirilmesi gerektiğinin belirtilmiş olması karşısında; sanıkların, oda defterinde katılanın yönetim kurulu üyeliğinin düştüğüne dair gerçeğe aykırı karar oluşturmak suretiyle işledikleri sahtecilik eyleminde 5237 sayılı TCK’nun 211. maddesindeki şartların oluşup oluşmadığının tartışılmaması, 2-Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, 14.07.2008 tarihli bilirkişi raporunda “oda defterindeki sahteciliğe konu ibarenin, kararın diğer yazıları ile birlikte ve sırası dahilinde yazılmış olmadığı, sanık ... tarafından farklı özellik arzeden bir kalemle yazıldığının” belirtilmesi karşısında suça konu oda defterinin aslı getirtilip üzerinde gözlemde bulunulmadan, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde de açıklanıp tartışılmadan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulundurulmadan eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.