Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/16953 E. 2011/2048 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/16953
- Karar No
- 2011/2048
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık HÜKÜM : 1)5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 62, 52/2, 53/1-3 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 14.580,00 TL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 2)5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 168/2, 62, 52/2, 53/1-3 maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 8.200,00 TL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 3)5237 sayılı TCK.nun 157/1, 62, 52/2, 53/1-3 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, 4)5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1-3 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk (2 ayrı eylem nedeniyle 2 kez), 5237 Sayılı TCK nun 63.maddesi gereğince tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubu Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin (kuşkuya yer bırakmayacak şekilde) gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, katılanlar ..., ... ve katılanlar ...ile ... ve vekillerini yokluklarında verilen hükme yönelik kanun yoluna, başvuru süresinin “tefhim tarihinden itibaren” başlayacağı belirtilerek tereddüte yer bırakacak şekilde gösterildiği, bu nedenle gerekçeli kararın katılanlar ...., ... ve katılanlar ... ile ... vekillerine, kanun yoluna başvuru süresinin “tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı” hususu şerh düşünülmek suretiyle tebliği gerektiği, ancak bu şekilde tebliğ olunduğuna dair dosyada belgeye rastlanılmadığı cihetle; anılan şekilde tebligat yapılmışsa belgesinin dosyaya konulması aksi halde hükmün anılan şekilde usulünce katılanlar ..., ...ve katılanlar ....ile ..... vekillerine, ayrıca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2010 gün ve 11/2010275449 sayılı tebliğnamesinin katılan ... vekiline tebliğ olunması ve buna dair belgeler ile verilmesi halinde katılanlar ..., ... ve Katılanlar ... ile ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin eklenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek ve bu dilekçeler ile ilgili olarak ek tebliğname düzenlenmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.