Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11062 E. 2010/10573 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/11062
- Karar No
- 2010/10573
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : 765 Sayılı TCK.nun 503/1, 81/2-3, 95/2, 40.mad. uyarınca 2 yıl 2 ay 6 gün hapis ve 1108YTL.apc. Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun sabit olmadığına, takdiri indirim ve erteleme maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak; 1-Tekerrüre esas hükümlülüğü 2 ay hapis ve 45,00 TL olan sanık hakkında 765 sayılı TCK.nun 81/3. maddesi uyarınca bulunacak hürriyeti bağlayıcı cezanın üst haddinin 5275 sayılı CGTİHK.nın 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesi dikkate alındığında “ 2 ay 1 gün” arttırılabileceği gözetilmeden fazla ceza tayini, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.01.2009 gün ve 219/6 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 765 sayılı Yasanın 95/2.maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararlarının, hükmün bir parçası olmayıp, dolaylı bir sonucu olması, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi erteli mahkumiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verilebileceği, önceki erteli mahkumiyetler yönünden de, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri ile 5728 sayılı yasayla değişik CMK.nun231.maddesi uyarınca uyarlama kararı verilmesi zorunluluğunun bulunması karşısında, uyarlama yargılaması yapılıp lehe yasanın tespit edildiği saptanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "765 TCK.nun sayılı TCK’nun 81/3. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümde yer alan 2 yıl 2 ay 6 gün hapis cezasının 2 yıl 2 ay 1 güne indirilmesi ve TCK.nun 95.maddesi ile ilgili bölümde yer alan "...bu suçunun ayrıca infazına" ibaresi çıkartılıp "gereğinin takdiri için mahkemesine yazı yazılması" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.