Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/22397 E. 2010/6192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/22397
Karar No
2010/6192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek, resmi belgede sahtecilik, işlediği suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak. HÜKÜM : Hırsızlığa teşebbüs suçundan; 5237 s.TCK'nun 142/1-b. 35/2.maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. Konut dokunulmazlığını bozmak suçundan; 5237 s. TCK'nun 116/2. maddesi gereğince neticeten 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. Mala zarar vermek suçundan; 5237 s.TCK'nun 151/1. maddesi gereğince neticeten 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 s.TCK'nun 204/1. maddesi gereğince neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin. İşlediği suç nedeni ile kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacı ile başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suçundan; 5237 s.TCK'nun 268.maddesi delaleti ile aynı yasanın 267/1.maddesi gereğince neticeten 2 yıl hapis cezası cezalandırılmasına ilişkin. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan 5237 s.TCK'nun 206., 43.maddeleri gereğince neticeten 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5237 s.TCK'nun 58., 63. ve 54.maddelerinin uygulanmasına ilişkin. I-"Hırsızlığa teşebbüs", "işyeri dokunulmazlığını ihlal", "mala zarar verme" "başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak" suçlarından sanık hakkında verilen "mahkumiyet" hükümlerine yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinden önce kasıtlı suçlardan dolayı kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231.maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, hırsızlığa teşebbüs suçunda cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi; diğer suçlarda ise cezayı artırıcı ve azaltıcı (bir sebep bulunmadığı) takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın delil takdirinde hata yapıldığına, ayrı ayrı suçlardan fazla ceza verildiğine, cezaların tecil edilmesi, TCK.nun 62.maddesinin ve 269.maddesinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II- "Resmi belgede sahtecilik"suçundan sanık hakkında verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık ve üst C.Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın; delil takdirinde hata yapıldığına, fazla ceza verildiğine, takdiri indirim nedeninin uygulanması, cezanın tecil edilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Adli emanette kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının (15) sıra nolu bendinde yer alan "TCK.nun 54/1.maddesi uyarınca müsaderesine," ilişkin bölümün hükümden çıkartılarak yerine "dosyada delil olarak saklanmasına" denilerek sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-"Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçundan sanık hakkında verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık ve üst C.Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Sanığın; hırsızlık suçundan yakalanıp hakkında yapılan adli soruşturma sırasında beyan ettiği kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması halinde TCK.nun 268/1.maddesi delaletiyle aynı yasanın 267.maddesi kapsamında düzenlenen iftira suçunun bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan bir kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde ise anılan yasanın 206/1.maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşacağı ve somut olayda gerçek bir kişinin kimlik bilgilerini kullandığı anlaşılan sanık hakkında 268/1.maddesi delaletiyle 267.maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği halde aynı eylemden dolayı ayrıca TCK.nun 206.maddesi uyarınca da yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/22397, K. 2010/6192, T. 18.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-22397-e-2010-6192-k-64bc3e40b367