Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/6696 E. 2010/12746 K. – Sahtecilik-Dola

Konu: Sahtecilik-Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/6696
Karar No
2010/12746
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik-Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik-Dolandırıcılık HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3, 43, 62, 63. maddeleri gereğince 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması, 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 52/2, 62, 63. maddeleri gereğince 1 Yıl 8 Ay Hapis ve 4.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 53/1-2. maddesindeki haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılması, 52/son maddesi uyarınca taksit uygulanması, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca cezalar toplanarak 4 Yıl 9 Ay 15 Gün Hapis ve 4.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması I- Zararın ağırlığı, kastın yoğunluğu, suçun işleniş şekli gözetilerek TCK.nun 61/1.maddesi uyarınca hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dolandırıcılık suçuyla ilgili kurulan mahkumiyet hükmünden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231.maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında işlediği dolandırıcılık suçuyla ilgili yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca lehe Yasa belirlenmesinden sonra kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “cezaların toplanması” kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu ve infaz aşamasında cezaların toplanması gerektiği gözetilmeden, sanığa dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları nedeniyle hükmolunan cezaların içtimaına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “Sanığın, cezanın infazının tamamlanmasına kadar 5237 sayılı TCK. nun 53/1. maddesindeki haklarından yoksun bırakılmasına, sanık hakkında tertip olunan aynı neviden cezalar 5275 sayılı TCK.nun 99. maddesi gereğince toplanarak sanığın 4 yıl 9 ay 15 gün hapis ve 4.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” kısımlarının çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili olarak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-Sanığın, kendi fotoğrafı bulunan abisinin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle abisi adına kayıtlı taşınmazı Tapu Sicil Müdürlüğünde satmaktan ibaret eylemlerinin, 765 Sayılı TCK. nun 342/1,80. (5237 Sayılı TCK.nun 204/1,43.) maddelerinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden, sahte olarak düzenlenen resmi senet ve tapu kütüklerinin “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgeler” olduğundan bahisle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1-3. maddeleriyle yazılı şekilde fazla ceza tayini, 2-5327 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar uygulanacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/6696, K. 2010/12746, T. 10.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-6696-e-2010-12746-k-30a5eb1f48ab