Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/5645 E. 2010/13922 K. – Memur Olmayan

Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/5645
Karar No
2010/13922
Karar Tarihi
Konu
Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : ...: 1-Sahte noter satış senedi düzenlemek suçundan,lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 204/1-3,53/1-2.mad.uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,maddedeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, 2-Noteri vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan,Lehe olduğu değerlendirilerek,5237 sayılı TCK'nın158/1-d,53/1-2.mad.uyarınca,2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,maddedeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına. 5252 Sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak karşılaştırma yapılmaması isabetsizliği, asgari hadden temel cezanın belirlenmesine göre uygulanan 5237 sayılı TCK.nun 204/1-3.maddesinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/2. maddesine nazaran açıkça sanık lehine olduğu anlaşıldığından bozma sebebi sayılmamıştır. I- Suça konu belge sayısına göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinin uygulanmamasındaki isabetsizlik karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış. Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçundan yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“denilmek suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/5645, K. 2010/13922, T. 06.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-5645-e-2010-13922-k-9f714290c85a