Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/18163 E. 2010/13173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/18163
Karar No
2010/13173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık - Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : ...: Beraat, ...: Beraat ...: Resmi Belgede Sahtecilik suçundan; 5237 Sayılı TCK'nun 66 maddesi delaletiyle CMK'nun 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, Dolandırıcılık suçundan; 5237 Sayılı TCK'nun 158/1-d-e, 43/1, 62/1, 50, 52, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca 3 Yıl 1 Ay 15 Gün Hapis ve 4.160 YTL. Adli Para Cezası, Hükmolunan cezanın süresine göre koşulları oluşmadığından, sanık ... müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, sanıklar ... ile ...’a yüklenen sahtecilik suçunun, 765 Sayılı TCK.nun 339/1 maddesinde düzenlenen “memurun sahte resmi belge düzenlenmesi” suçu olup, 5237 Sayılı TCK.daki karşılığının 204/2 maddesinde düzenlendiği, her iki yasadaki cezaların süresine göre, suçun işlendiği 04.09.1996 tarihinden bugüne kadar zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki 1 no’lu düşünceye iştirak olunmamıştır. 1-)Katılan idare vekilinin sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; 12.09.2003 gün ve 2003/5754-505 sayılı iddianame ile sanık ...’ın, Bağ-Kur’dan emekli olabilmek amacıyla düzenlediği giriş bildirgesini Kulp Mal Müdürlüğüne intikal ettirdiği ve ilgili kişilerin yardımıyla 01.05.1974 yılında donan kaydıyla 01.11.1995 yılından itibaren yaşlılık aylığı bağlatarak resmi evrak düzenlenmesine katıldığının iddia olunması karşısında eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 64/1 yollamasıyla 339/1 maddesindeki (5237 Sayılı TCK.nun 204/2 md.) suçu oluşturacağı ve bu suçun cezasının süresine göre aynı kanunun 102/3 ve 104/2 maddesinde öngörülen zamanaşımının hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesindeki suçu oluşturduğunun ve aynı kanunun 66/1-e ve 67/4 maddesindeki zamanaşımının gerçekleştiğinin kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 31.10.1995 tarihinde temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-)Sanık ...’ın müdafiinin, dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi ile katılan idare vekilinin, sanıklar ... ile ...’ın “dolandırıcılık” suçundan beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyizlerine gelince; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanık ... ile diğer sanıklar ... ve ...’a yüklenen “dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan sanık ... yönünden 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde, diğer sanıklar ... ve ... yönünden ise aynı kanunun 102/4 maddesinde öngörülen dava zamanaşımlarının, sanık ... yönünden suçun işlendiği 28.04.2003 tarihinden, sanıklar ... ve ... yönünden ise kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 27.09.2004 ve 28.10.2004 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafii ile katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca, sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının ise 765 Sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-)Katılan idare vekilinin sanıklar ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyizine gelince; Sanık ...’ın, Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verdiği ve Kulp Mal Müdürü vekili olan diğer sanık ... tarafından doldurulup onaylanan 04.09.1996 tarihli “Yaşlılık Aylığı Talep Formu”ndaki, emekliliğe esas hizmet sürelerinin gerçeği yansıtmadığı iddiasından ibaret olayda; içerik itibariyle sahte olduğu iddia olunan formdaki hizmet sürelerinin Kulp Mal Müdürlüğü Vergi Dairesine ait Sicil Defterindeki bilgileri içermesi nedeniyle, sicil defterindeki mükellefiyet kayıtlarının gerçek olup olmadığının belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında; Kulp Mal Müdürlüğü Vergi Dairesine ait olup, 20.01.1964 tasdik tarihli “Sicil Defteri’nin 211.sırasında “manifaturacılık” mesleği nedeniyle 25.09.1964 tarihinde tescil edilen sanık ...’ın, bu mükellefiyetini terk ettiğine dair her hangi bir kayıt bulunmadığı gibi aynı Daireye ait olan ve 06.11.1990 tarihinde tasdik edildiği anlaşılan yeni “Sicil Defteri”ne GG 437 sicil numarasıyla “celeplik” mesleği nedeniyle 30.12.1973 ila 04.11.1978 tarihleri ve 09.07.1982 ila 29.12.1994 tarihleri arasında vergi mükellefi olarak kayıt ve tescil edildiği, eski sicil defterindeki manifaturacılık mükellefiyetine dair kaydın yeni sicil defterine nakledilmediği anlaşılmakla, öncelikle sanık ...’ın, gerek eski sicil defterindeki gerekse yeni sicil defterindeki mükellefiyetlerinin oluşturulmasına esas olan işe başlama ve terklerine ilişkin dayanak belgeler getirtilerek incelenip, her iki sicil defteri arasındaki farklılığın sebebinin araştırılması, mükellefiyetle ilgili her hangi bir dayanak belgenin bulunamaması halinde, sicil defterindeki kayıtların kim tarafından, neye dayanılarak yapıldığının araştırılması, vergi mükellefi olarak görünen sanık ...’ın, vergi borçlarını, yapılan tahakkuk ve tahsilatları gösteren “vergi dosyası” getirtilerek, mükellefiyetle ilgili durumunun incelenmesi, gerektiğinde adı geçen sanığın hangi tarihler arasında ne iş yaptığı konusunda kolluk marifetiyle araştırma yaptırılıp, bu konudaki savunma tanıkları da dinlenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, katılan idare vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/18163, K. 2010/13173, T. 22.11.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-18163-e-2010-13173-k-72a38ffa8182