Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/12462 E. 2011/21909 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/12462
- Karar No
- 2011/21909
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik. HÜKÜM : 1- Sanık ...: Sanığın 0..... plakalı araçların tescil belgesini sahte olarak fenni muayeneli hale getirmekten,ayrı ayrı 3 kez 5237 sayılı TCK'nın 207/1, 63, 53/1.mad. uyarınca 1 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Aynı türden cezalar toplanarak 3 yıl hapis cezası ile hükümlülüğüne, 53/1.mad.uyarınca taktiren 3 yıl kamu görevi üstlenmesinden yasaklanmasına. 2-..., Sanık ...: Sanığın .....plakalı araçların tescil belgesini sahte olarak fenni muayeneli hale getirmesine asli iştirakten ,ayrı ayrı 2 kez 5237 sayılı TCK'nın 207/1,63,53/1.mad.uyarınca 1 er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,Aynı türden cezalar toplanarak 2 yıl hapis cezası ile hükümlülüğüne,53/1.mad.uyarınca taktiren 2 yıl kamu görevi üstlenmesinden yasaklanmasına I)Sanık ... müdafii ile sanık ...’ın .... plaka sayılı araç muayenesinde sahtecilik suçundan sanık ... müdafiinin .... plaka sayılı araç muayenesinde sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların tekerrüre esas bulunan önceki mahkumiyetleri nedeniyle haklarında 5237 sayılı Yasanın 58.maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunması nedeniyle haklarında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken 53/1 madde fıkrası uyarınca ...’ın 3 yıl, ... ile sanık ...’ın hakkında 2 yıl süre ile kamu görevi üstlenmesinden yasaklanmasına karar verilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “cezaların toplanması” kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu, infaz aşamasında cezaların toplanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmolunan cezaların içtimaına da hükmedilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “...’ın 3 yıl, ... ile sanık ...’ın 2 yıl süre ile kamu görevi üstlenmesinden yasaklanmasına” ve "cezaların toplanmasına" ilişkin kısımlar çıkartılarak “ TCK.nun 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan mahkumiyet hükümlerinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... ve ... müdafileri ile sanık ...’ın 06 T 7030 plaka sayılı araç muayenesinde sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1)06 T 7030 plaka sayılı araca ait trafik tescil belgesi aslının dosya içinde bulundurulmaması, fotokopisi üzerinde inceleme yapan bilirkişinin fotokopi de soğuk damga izi çıkmadığından, soğuk damganın sahte olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılamadığını belirtmesi karşısında; aldatma yeteneğinin belirlenebilmesi açısından sözkonusu araca ait trafik tescil belgesi aslının temin edilmesi gerekirken sözü edilen bilirkişi raporuna dayanılarak sahteciliğin aldatma yeteneğinin bulunduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulması, 2)06 T 7030 plaka sayılı araca ait trafik tescil belgesinde yapılan sahteciliğin 08/12/2004 tarihli olduğu gözetilerek,5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre karar verilmesi,, 3)Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken 53/1. madde fıkrası uyarınca ...’ın 3 yıl, ... ile sanık ...’ın hakkında 2 yıl süre ile kamu görevi üstlenmesinden yasaklanmasına karar verilmesi, 4) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda “cezaların toplanması” kuralına yer verilmediği, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesi uyarınca hükmolunan her bir cezanın ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu ve infaz aşamasında cezaların toplanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında hükmolunan cezaların içtimaına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... ve sanık ... müdafileri ile sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.