Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/16444 E. 2026/5032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16444
Karar No
2026/5032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1010 E., 2025/2187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E., 2025/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 2015 yılında uzman erbaş olarak göreve başladığını ve göreve başladığı tarih ve sözleşme yenileme dönemlerinde sağlam raporuyla görevine devam ettiğini, çalışmaya devam ederken müvekkilinin 27.01.2017 tarihinde görev esnasında bir anda sağ tarafında güç kaybı, ağzında yamulma çekilme ile konuşamama yaşaması sonrası acil olarak revire, oradan da hastaneye sevk edildiğini ve uzunca bir müddet tedavi gören müvekkili hakkında son olarak 12.02.2018 tarihinde "10/B/1” “TSK da görev yapamaz” kararı verildiğini, devamında ise müvekkilinin sağlık nedeniyle ilişiğinin kesildiğini ve maluliyet işlemlerine başlanıldığını, müvekkilinin “Vazife Malulü” olarak emekliye sevkinin gerektiğini, Kurumun bu taleplerini reddettiğini belirterek, müvekkilinin mağduriyetine yol açan haksız ve hukuka aykırı vazife malulü kabul edilmeme işleminin iptaline, maddi özlük haklarının hakediş tarihinden itibaren (aylıklar, ikramiye vs.) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davacının vazife malulü sayılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Vazife Malûllüğüne ilişkin 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesinde "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir...." hükmü düzenlenmiştir. İnceleme konusu dosyada; .. Komutanlığı emrinde .. çavuş olarak görev yapan ve 05.01.2015-14.04.2018 döneminde çalışması bulunan davacı 27.01.2017 tarihinde saat 15.45 sıralarında serbest spor saatinde .. Komutanlığı içerisindeki halı sahada futbol maçı yapmak üzere ısınma hareketleri yaptığı esnada midesinin bulandığını söyleyerek yere yığılmış, revirde bulunan doktorun ilk müdahalesinin ardından kısmi beyin felci geçirdiği şüphesiyle hastaneye sevk edilmiştir. Kurumun 14.08.2018 tarihli kararı ile davacının malul olduğuna ancak maluliyetine esas olan rahatsızlığının vazifesinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediğine karar verilmiştir. Somut davada davalı Kurum tarafında davacının vazife malulü olmadığına karar verilmiş ise de 5510 sayılı Kanun'un 47 maddesi gereğince olay iş yerinde meydana geldiğinden davacının vazife malulü sayılması gerekmektedir.

O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16444, K. 2026/5032, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-16444-e-2026-5032-k-59502a8738fd