Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14187 E. 2025/15875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14187
Karar No
2025/15875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2049 E., 2024/4007 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2024/222 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davacı vekili, davacının davalıya ait ... adlı işyerinde 2009 yılı Ekim ayından 2016 yılı Mayıs ayının ilk haftasına kadar kesintisiz asgari ücretle çalıştığını, davacının davalı işveren bünyesinde 2009 yılı Ekim ayı- 2016 yılı Mayıs ayı tarihleri arasında çalıştığının tespiti ve bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının davalı iş yerinde 1 ay deneme süresi dışında çalışmasının olmadığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının davalı işyerinde herhangi bir hizmetine rastlanılmadığını, Kurumun bildirimlere göre işlem yaptığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında: "Davacının davasının kısmen kabulü ile 01.01.2011-31.12.2014 tarihleri arasında 4 yıl (1440 gün) 01.01.2015-30.09.2015 tarihleri arasında 9 ay (270 gün) 01.10.2015-15.10.2015 tarihleri arasında 15 gün Belirtilen tarihler arasında ... TC kimlik numaralı davacı ...'ın hizmet akdinin asgari ücretle ... TC kimlik numaralı davalı ...'ın yanında çalıştığının tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, müvekkilinin 21.09.2015 tarihli ifade tutanağında belirttiği üzere davacının sadece 15 gün çalıştığını, bordro ve komşu işyeri tanıklarının da beyanlarında davacının çalışmadığını doğruladığını, ... hakkında borçlu olması nedeni ile icra takibi başlatıldığından kötü niyetli olduğunu, kararın bozulmasını ve davanın reddini savunmaktadır. Fer'i müdahil Kurum vekili, eksik araştırma ile karar verildiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının davalı işyerinde herhangi bir hizmetine rastlanılmadığını, Kurumun bildirimlere göre işlem yaptığını, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddini savunmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalıya ait işyerinde 2009/10-2016/5 arasında çalıştığının tespitine ilişkindir. Davacının karar tarihinden sonra 16.07.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli yargıda kural olarak, “tasarruf ilkesi” geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve anılan Kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 07... . maddelerinde (mülga 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 91... . maddelerinde) düzenlenmiştir. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz temyiz Dairesince görüşülmeyen bir karar, usûl hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. Hâkim, gördüğü davada tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur ve kural olarak dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve bu suretle yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili hiç bir karar veremez. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olduğundan, hakim karar verdikten sonra dahi belgelendirilen feragat üzerine davanın bu nedenle reddine karar verebilir ise de Yargıtay uygulamalarında (örneğin Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.19 81... /2-551, 1981/6 83... .06.19 82... /376 - 547 sayılı Kararları ile 11.04.1940 gün ve 1939/15 - 1940/70 sayılı tevhidi içtihat kararının gerekçesinden esinlenen uygulama) hüküm temyiz edildikten sonra vaki feragat üzerine Mahkemece kendiliğinden bir karar verilmeyerek Yargıtayın bu konuda (feragat konusunda) Mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına dair verilecek kararından sonra ancak dosyayı ele alabilir. Bu itibarla somut olayda davadan feragat edildiği bildirdiğinden, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hukuki olgu çerçevesinde, davacının davadan feregat edildiği gözetilerek yeniden inceleme yapılmak üzere Mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 7 ve 8. maddelerinde çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümlerinin sigortalının işe alındığı tarihten başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği yönünde düzenleme yapılmış olmakla, buna göre sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir ve kişiler ile sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü de, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla sosyal güvenlik hakkından 6100 sayılı Kanun hükümleri kapsamında feragat olanaksız olduğu gibi sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da feragat edilemez. Ancak, anılan Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen hak kullanılabilir ve ileride yeniden dava açabilme hakkı saklı tutularak, davalının açık rızası ile dava geri alınabilir veya 150. maddede öngörülen hak ve olanaktan yararlanılarak dava takip edilmeyip yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucu elde edilebilir. Bu nedenle inceleme konusu davada Mahkemece, davadan feragat edilemeyeceği davacıya (vekiline) bildirilmeli, feragat beyanının HMK. 1 23... . maddelerinde düzenlenen haklardan birinin kullanımı niteliğinde olup olmadığı kendilerine sorulmak suretiyle belirlenmeli, beyanın, anılan anlamlarda kullanıldığı saptandığı takdirde duruma göre 1 23... . maddelerde öngörülen prosedür işletilmeli, aksi durumda ise elde edilecek sonuca göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil Kurum vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14187, K. 2025/15875, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14187-e-2025-15875-k-a64ccdf158b8