Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/11909 E. 2025/14917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11909
Karar No
2025/14917
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/330 E., 2025/137 K.

İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı uyarınca verilen kararı davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait işyerinde 23 ay kesintisiz hizmet akdiyle kaynakçı olarak çalıştığını, 07.07.2011 tarihinde çalışmaya başladığını, 03.06.2013 tarihine kadar çalıştığını, prime esas kazancının eksik gösterildiğini, en son net olarak 1.500 TL ücret aldığını, ücretinin asgari kısmının bankaya yatırıldığını, geri kalanının elden ödendiğini beyanla 07.07.2011 tarihinde 1.100 TL ile 01.01.2012 tarihinden 01.01.2013 tarihine kadar 1.250 TL ile 01.01.2013'ten 03.06.2013 tarihine kadar 1.500 TL ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm ödemelerin banka aracılığıyla düzgün ve eksiksiz olarak yatırıldığını, primlerinin de eksiksiz bildirildiğini, davacının kaynakçı olarak işe alındığını, ücretinin ve primlerinin de buna göre belirlenip yatırıldığını, asgari ücretle çalıştığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu, aksi sabit oluncaya kadar doğruluğunun esas olduğunu, maaş tespiti olgusunun davacıya ait olduğunu, resmi ve yazılı belge ile ispatının gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2023 tarihli kararı ile dosya kapsamında bulunan imzalanan ücret bordrolarında yer alan imzalara itirazı bulunup bulunmadığı hususunun davacıdan sorulduğu, davacı asilin Mahkemeye sunmuş olduğu 06.02.2023 tarihli beyan dilekçesi ile bordrolar altında imzaların kendisine ait olduğu yönünde beyanda bulunduğu, belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile kararlaştırılan ücretin asgari ücret tutarında olması ve prime esas gerçek ücretin tespiti noktasında davacı tarafından delil başlangıcı niteliğinde yazılı belge, banka makbuzu vs. belgesi sunulmamış olması birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemde Kuruma bildirilen ücret ile çalıştığı kanaatinin hasıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.05.2024 tarihli ilamında, "... 2. Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacının 07.07.2011-03.06.2013 tarihleri arasındaki prime esas kazançlarının tespitini istediği, Mahkemece yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olmadığından davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından davalıya karşı açılan işçilik alacaklarına ilişkin dosyada prime esas kazançlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki kesinleşen ilama dayalı olarak davacı işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması halinde, hüküm altına alınan işçilik alacaklarının ödeme yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerekmektedir. Buna göre davalı tarafından davacıya, işçilik alacakları davası neticesinde ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek, yapılmış ise işçilik alacağı dosyasında belirlenen ve prime esas kazanca dahil olan tutarın son aya maledilerek prime esas kazanç olarak tespiti gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. 3.Diğer yandan, Sosyal Güvenlik Kurumunun davada feri müdahil olarak gösterildiği görülmektedir. Somut dava prime esas kazançların tespitine ilişkindir. Bu tür davalarda, Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım konumunda olup, elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olduğu dikkate alındığında; Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı olması gerekirken karar başlığında feri müdahil olarak gösterilmesi ve buna göre hüküm kurulması yerinde değildir. ... " gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay ilamı uyarınca; dosyanın prime esas gerçek kazancın tespiti noktasında muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 13/02/2025 tarihli raporunda; "davacının işçilik alacaklarına ilişkin verilen mahkeme kararı doğrultusunda davacıya yapılan ödemeler; davacının davalı şirket aleyhine işçilik alacaklarının tespiti için ... 1. İş Mahkemesinin 2016/837 Esas ve 2017/505 Karar sayılı dosyasında, davacının; 1-) Kıdem tazminatı alacağı talebinin kabulü ile 2.891,06 TL'nin brüt 500,00 TL'sinin 28.06.2013 akdin feshi tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Kıdem tazminatı alacağı talebine yönelik fazla haklarının saklı tutulmasına, 2-) İhbar tazminatı alacağı talebinin kabulü ile 2.119,56 TL'nin brüt 300,00 TL'sinin 10.10.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, İhbar tazminatı alacağı talebine yönelik fazla haklarının saklı tutulmasına, 3-) Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinin kısmen kabulü ile 82,92 TL'nin (brüt) 10.10.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebine yönelik fazla istemin reddine, şeklinde hüküm kurulmuş olduğu görülmektedir. Tespit edilen ve ödenen işçilik alacaklarından prime tabi olanlar ve davacının prime esas kazançlarına eklenmesi gereken tutarlar; yukarıda sunulmuş ve kesinleşmiş hüküm doğrultusunda davacı tarafından işçilik alacakları için ... 13. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilamlı icra takibi yapılmış ve takibe konu ödemelerin 2019 yılında davalı/borçlu işveren tarafından ödenmiş olduğu görülmektedir. Ancak takibe konu edilen işçilik alacaklarından kıdem ve ihbar tazminatları prime esas kazanca ilave edilmesi gereken kazançlar olmadığından, sadece Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti alacağı olan 82,92 TL'nin davacının prime esas kazançlarına eklenmesi gerekmektedir. Davalı/ borçlu tarafından ödeme 2019 yılında yapılmış olduğundan ve davacının hizmet akdi 2013 yılının 6. ayında sona ermiş olduğundan davacının mahkeme tarafından tespit edilmiş olan 82,92 TL alacağının 2013/06 dönemi PEK tutarına eklenmesi gerekmekte olup, bu durumda hizmet dökümünde 2013/6 döneminde 3 gün çalışması sonucu 97,86 TL olarak görünmekte olan davacının PEK tutarının (97,86 * 82,92) - 180,78 TL olarak güncellenmesi gerekmektedir. Sonuç olarak; Raporun yukarıdaki bölümlerinde sunulan tespitler, değerlendirmeler ve hesaplamalar sonucunda; raporda sunulmuş olan emsal Yargıtay kararı doğrultusunda, dosya kapsamında davacıya ücret bordrolarından farklı ücret ödendiğine ilişkin bir belge ya da farklı ücret ödendiğine ilişkin bir banka kaydı mevcut olmadığından, davacının davalı işyerinde çalıştığı dönemde kuruma bildirilmiş olan ücretler ile çalıştığı kanaatine varılmış olduğu, kıdem ve ihbar tazminatları prime esas kazanca ilave edilmesi gereken kazançlar olmadığından, kesinleşmiş hüküm doğrultusunda ödenmiş olan ve davacının PEK tutarına eklenmesi gereken UBGT ücreti tutarı 82,92 TL olup, bu durumda davacının dava konusu dönemdeki PEK tutarlarından sadece 2013/6 döneminin (97,86 + 82,92) = 180,78 TL olarak güncellenmesi gerektiği hususlarını hukuki takdiri ve nihai kararı sayın mahkemenizde olmak üzere arz ederim" şeklinde görüş bildirildiği görülmüş, bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler dosya kapsamına uygun ve rapor denetime elverişli kabul edilerek Mahkemece hükme esas alınmış davanın kısmen kabulü ile Davacının 2013/6 dönemi PEK tutarının brüt 180,78 TL olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı özetle; kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili özetle; usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 07.07.2011-03.06.2013 tarihleri arasındaki sigorta prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı ve davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesinin 6552 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile eklenen son fıkrası ile 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren ve 5521 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin 2. madde hükmü gözetildiğinde davanın niteliği gereği davalı Kurumun yasal hasım olması nedeniyle davada davalı gösterilip aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken buna ilişkin karar verilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının ve davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile Hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan "davalı şirkete" ibaresinin silinerek yerine "davalılara" ibaresi yazılmasına, hükmün 6. bendinde yer alan "davalıdan " ibaresinin silinerek yerine "davalılardan " ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11909, K. 2025/14917, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-11909-e-2025-14917-k-25825de35d63