Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9984 E. 2024/10177 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9984
Karar No
2024/10177
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2024/70 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Bağ-Kur tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.09.2018 tarihinde 12209649 evrak numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumu İskilip İlçe Müdürlüğüne Bağ-Kur kayıtlarının yapılması konulu başvurularını yapmış olduklarını, kurum tarafından başvuruya olumsuz yanıt verilmiş olduğunu, 04.10.2018 tarihinde Kurum cevabını tebliğ aldıklarını, Kurumun talebi kabul etmediğini belirterek; 1479 sayılı Kanun'un 3165 sayılı Kanun'la değişik yukarda bahsedilen hükmünün sigortalılık için, aradığı şartlar dikkate alındığında oda kaydı ve fiili çalışma durumu sebebiyle kayıtlarda sigortalı gözükmeyen 31.05.1990-07.09.1990, 12.02.1991-26.10.1998, 07.04.2000-02.08.2003 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olarak Bağ-Kur kapsamında değerlendirilmesi konusunda yasal zorunluluk buluğundan, buna göre tespit ve tescilinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kanun gereğince dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, Kuruma müracaatın dava şartı olduğunu, davacının Kuruma başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın reddi gerektiğini, yasa gereği borçlanmalarda geçmişe yönelik vergi kaydının olduğu dönemleri borçlanabilmek için öncelikle kişinin talebiyle sigortalılığının başlatılması, daha sonra da borçlanma için kayıtlı sigortalının talebinin arandığını davacının yasalarla kendisine, tanınan bu haklardan yararlanmadığını, Bağ-Kur'a kayıt olmadığını, Bağ-Kur sigortalılığının başlatılması ile ilgili hiçbir talepte bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/81 E., 2021/304 K., sayılı kararıyla; davacı ...'un (Bağ-Kur no ...) İskilip Şoförler ve Nakliyeciler Odasına 03.04.1990 tarihinde ... sicil numarası ile Nakliyeci-Şoför olarak kaydını yaptırdığı, 1479 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 02.08.2003 tarihinden önce Halkbankası aracılığı 21/02/1991 tarihinde iki yüz seksen beş bin türk lirası "prim borcu"; 26.02.1991 tarihinde iki yüz dört bin türk lirası "prim borcu" ödediğinin İskilip Sosyal Güvenlik Merkezinin gönderdiği yazı ve eklerinden anlaşıldığı, bu haliyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2019/462 Esas ve 2019/484 Karar sayılı ilamında göz önünde bulundurduğu prim ödemesi şartını yerine getirdiği, tanık anlatımlarına göre fiilen de kamyon şoförlüğü yaptığı fiili çalışmasının bulunduğu, belli bir dönem adına kayıtlı kamyonunun da bulunduğu anlaşıldığından davacının talep ettiği süreler yönünden 1479 sayılı Kanun kapsamında tescilinin mümkün olduğu gerekçesi ile davacının davasının kabulüne, davacı 0439314678 Bağ-Kur numaralı sigortalısı ...'un İskilip Şoförler ve Nakliyeciler Odasına kayıtlı olarak 31.05.1990-07.09.1990, 12.02.1991-26.10.1998, 07.04.2000-02.08.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli ve 2021/3366 E., 2022/1274 K., sayılı kararıyla; davacının şoför olarak fiilen çalıştığının tanık beyanları ile kanıtlandığı, 02.04.1990 tarihinde vergi kaydına dayalı tescilinin olduğu, 03.04.1990 tarihinde başlayan oda kaydının devam edip 1991 ve 2001-2003 yılları arası prim ödemelerinin olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 12.10.2022 tarihli ve 2022/10552 E., 2022/12256 K. sayılı kararıyla; " Mahkemece, davacının nakliyecilik faaliyeti ile iştigal ettiği belirgin olup, söz konusu dönemleri kapsayacak şekilde üzerine kayıtlı nakliye aracının bulunmadığı ile davacının sunmuş olduğu satış sözleşmelerinin okunaklı suretleri ikmal edilmeli, dinlenen tanıkların davacının çalışmasını bilebilecek düzeyde olup olmadıkları tartışılıp aynı dönemde nakliyecilik faaliyetinde bulunup ilgili çalışmayı bilebilecek kişiler araştırılarak bilgilerine başvurulmalı, yine ilgili şoförler odası tarafından davacının söz konusu dönemde ticari faaliyetinin bulunmadığı ve sadece şoför olarak kayıtlı olduğunun bildirilmesi ve davacı hakkında 03.10.1995 tarihinde düzenlenen trafik ceza tutanağı gereğince ilgili tutanakta belirtilen plakalı aracın kime ait olduğu hususları irdelenip davacının bu konularda beyanına başvurulmalı, ehliyetin alınma tarihi ile nakliyeye uygun ilk aracın edinme tarihi de dikkate alınmak suretiyle 1479 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği, belirtilen hususlarda daha detaylı araştırma yapılarak, davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. " gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 03.04.1990 tarihinde İskilip Şoförler ve Nakliyeciler Odasına Nakliyeci-Şoför olarak kaydını yaptırdığı, 1479 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 02.08.2003 tarihinden önce Halkbankası aracılığı 21.02.1991 tarihinde ile iki yüz seksen beş bin türk lirası "prim borcu"; 26.02.1991 tarihinde iki yüz dört bin türk lirası prim borcunu ödeyerek prim ödemesi şartını yerine getirdiği, fiilen de kamyon şoförlüğü yaptığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davacı 0439314678 Bağ-Kur numaralı sigortalısı ...'un İskilip Şoförler ve Nakliyeciler Odasına kayıtlı olarak 31.05.1990-07.09.1990, 12.02.1991-26.10.1998, 07.04.2000-02.08.2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, bozma sonrası dinlenen tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9984, K. 2024/10177, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9984-e-2024-10177-k-e5f6a7b6cdfe