Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7065 E. 2024/12015 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7065
Karar No
2024/12015
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/187 E., 2024/114 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket nezdinde 16.11.2005 - 31.05.2011 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığı ve 16.11.2005 - 01.01.2007 tarihleri arasında sigortasının yapıldığı iddiasıyla davacının davalı şirkette 01.01.2007 - 31.05.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesine özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ve beyanlarının kabulünün mümkün olmadığı, açılan davanın yerinde olmadığın, davacının işyerlerinde çalıştığı, çalıştığı dönem zamanında sigortasının yapıldığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendinde tabi olarak davalı işyerinde işçi olarak çalıştığına ilişkin Kurumda mevcut herhangi bir kayıt bulunmadığı, davaya neden olmadıkları savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 21.04.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararla dosyada mevcut tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde, davacının davalı şirkette 16.11.2005 - 01.01.2007 tarihleri arasında sigortalı hizmetlerinin bulunduğu, Adana 1. İş Mahkemesinin 2011/1081 Esas ve 2014/114 Karar sayılı dosyası ile davacının davalı şirkette 16.11.2005 - 31.05.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespit edildiği, SGK'nın taraf olmaması nedeniyle kararın kesin hüküm teşkil etmediği, ancak çok güçlü delil niteliğinde olduğu, davalı şirket tanıklarının davacının davalı şirkette çalışmadığını beyan ettikleri, davalılarca başkaca yazılı veya kesin bir delil sunulmadığı, kesinleşmiş Mahkeme kararı karşısında takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının davalı şirkete ait ... sicil nolu işyerinde 01.01.2007 - 31.05.2011 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2014/388 Esas, 2016/180 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince 18.04.2018 tarihli ve 2016/14210 Esas, 2018/3986 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Somut olaya gelince; Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yeterince araştırılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamını kapsar şekilde bordro tanıkları araştırılıp dinlenmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dinlenen tanık beyanları davacının çalıştığı süreleri ve çalışma şeklini belirlemeye yeterli değildir. Yapılacak iş; Mahkemece uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışmış bordro tanıklarını tespit ederek dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının çalışmasının kendi adına olup olmadığı hususları da açıkca ortaya konulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve yukarıda belirtilen hususlara uygun araştırma yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşmiş Adana 1. İş Mahkemesinin 2011/1081 Esas 2013/547 Karar sayılı dosyası, davacının kullanmış olduğu araca ait 03.02.2007 - 02.12.2009 tarihleri arasında uygulanan trafik cezaları, uyuşmazlık konusu dönem hakkında bilgi sahibi olan tanık ... Sözen (07.02.2009 - 23.09.2013) ve tanık ...’un (11.10.2005 - 20.03.2008) beyanları dikkate alındığında çalışma iddiasının doğrulanmış olduğu, davacının çalışmasının 31.05.2011’e kadar devam ettiğinin anlaşıldığı, tanık ...’un 2008 öncesi herhangi bir sigorta bildiriminin bulunmadığı, tanıklar ..., ..., ..., ... davacının hiç çalışmadığını beyan etmişlerse de davacının 16.11.2005 - 01.01.2007 tarihleri arası davalı şirkette çalışması bulunduğundan tanık beyanlarının objektif olmadığı anlaşıldığı, itibar edilemediği komşu işyeri tanıkları ... ve ...’in davacıyı tanımadığı, tanıklar ... ve ...’in davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete ait 1048156.01 sicil numaralı işyerinde 02.01.2007 - 31.05.2011 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının, Kuruma bildirilmesi gereken eksik hizmet süresinin 1589 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın ispat edilemediği, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık ... ... olunun davacının serbest nakliyecilik yaptığını beyan ettiği, davacının çalıştığı kamyonun açık kasa olduğu ancak davalı şirketin kapalı kasa ile madeni yağ naklettiği, tanıkların lehe beyanlarının nazara alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde hizmet akdine tabi olarak 01.01.2007 - 31.05.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7065, K. 2024/12015, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7065-e-2024-12015-k-c43fb2bc1a2b