Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2205 E. 2024/2705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2205
Karar No
2024/2705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2023/190 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili ile davalı iş yeri sigortalılarından ...'un 12.12.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna girdiğini, sigortalıya 66177,23 TL peşin sermaye değerli gelir bağlanması sonucu Kurumun zarara uğradığını, müvekkili Kurum tarafından sigortalıya bağlanan 66177,53 TL peşin sermaye değerli gelirin 13235,44 TL'sinin gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı Kurum vekili 15.06.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin talep ve haklarını saklı tutarak 52.941,78 TL peşin sermayeli gelirin 19.08.2015 onay tarihinden, davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili meydana gelen kazada davalı tarafın kusurunun olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.06.2016 tarihli ve E.2015/485 K. 2016/459 sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne 26.470,89 TL'nin peşin sermayeli gelirin onay tarihi olan 19.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 25.02.2019 tarihli ve 2016/16573 E. 2019/1606 K. sayılı kararıyla, Kurum müfettiş raporunda belirtilen kusur oranları ile mahkemece alınan kusur raporunda belirlenen kusur oranları arasında çelişki olduğu,bu çelişkiyi giderecek şekilde kusur oran ve aidiyetlerini belirlemeye yönelik olarak yeniden rapor alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...SGK müfettiş raporu ile bozma öncesi alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmek üzere yeni oluşturulan uzman bilirkişi heyetinden yeniden tarafların kusurunun, aidiyetinin ve oranlarının belirlenmesi amacıyla alınan 27.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, davalı işverenin %80, kazalı işçinin %20 oranında kusurlu olduğu ve bozma öncesi mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile aynı mahiyette oran verildiği bildirilmiştir. Öncelikle mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında detaylı belirtildiği üzere; sgk müfettiş raporlarında "acil stop" butonlarının da fonksiyonel olmadığı şeklindeki ifadelerden dava konusu olayın oluş şekline bakıldığında acil hallerde makineyi durdurup silindirleri açan, makinenin kazalı tarafındaki, güvenlik teli ve acil stop butonlarından oluşan koruyucu sistemin uygun bakımlarının yapılmadığından çalışmadığı, davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine gerekli özen ve ihtimamı göstermediği, makinelerin risklerini olması gerektiği şekilde analiz etmediği belirlenmiş olmakla tayin edilen kusur oranının somut olaya uygun olduğu kanaat edinilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça sgk müfettiş raporu ile belirlenen %40 kusur oranının iki katına çıkmasını gerektirir bir durum olmadığı ve gerekli tetkiklerin yapılmadığı, basiretli bir işveren olarak davalı şirketin tüm tedbirleri aldığı ileri sürülmüş ise de kaza tarihinde 21 yaşında olan sigortalı ...'un sadece kişisel güvenliğini gözeterek elini dönmekte olan silindirlerin kapma noktasından uzak tutarak daha dikkatli hareket etmesi ve aldığı iş güvenliği tedbirlerine uygun şekilde iş kazasının önlenmesinde özen eksikliğinin olaya etkisinin İş Güvenliği Kurallarına ilişkin işverene düşen görevlerin daha fazla olması karşısında ikinci planda olduğu anlaşılmakla iş müfettişlerinden oluşan heyetten rapor alınması talebi yerinde görülmeyerek 19.08.2015 onay tarihli 66.177,23 TL tutarında peşin değerli gelirin %80 oranında kusurlu olan işverenden 52.941,78 TL'nin Kurumun bağlığı gelirin onay tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerektiği..." gerekçesiyle Davanın kabulü ile 52.941,78 TL peşin sermayeli gelirin onay tarihi olan 19.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, sigortalıya izafe edilen kusura itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2.5510 sayılı Kanun'un 21 inci ve 76 ncı maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edenlerin sıfatı, temyiz kapsam ve nedenlerine göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2205, K. 2024/2705, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2205-e-2024-2705-k-cea8ea9b2ff0