Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/15291 E. 2025/9351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/15291
Karar No
2025/9351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2037 E., 2022/1864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/612 E., 2021/731 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait otel iş yerinde servis elemanı olarak çalıştığını, 23.02.2013 günü saat 24.00'da mesaisi biten müvekkilinin evine gitmek için servis aracına bindiğini, meydana gelen trafik-iş kazasında ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, davacının kafatasında kırıklar meydana geldiğini, beyin kanaması geçirdiğini, dalağının alındığını, sol kolunun felç olduğunu, hafıza ve bilinç kaybı olduğunu, tek başına dengesini sağlayamadığını, yardım almadan yürüyemediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL maddi tazminatın (davalı ...Sigorta A.Ş,... Sigorta A.Ş. ve Güvence Hesabının sigorta poliçe limitleri ile sorumluluk limitleri ile sorumlu tutulmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250.000 TL manevi tazminatın davalılar ...,... Oto Tic. Şirketi, ..., ... Taşımacılık Şirketi ve ... Şirketinden tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 463.432,59 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ...'ın hatalı seyir ve şerit değiştirme nedeniyle, davalı ... Taşımacılığın arızalı ve servis işinde kullanılması yeterli olmayan bir aracı servise koymuş olması nedeniyle, davalı ... A.Ş.'nin de hatalı ve arızalı bakımsız servis aracı ile işçi servisi yaptırması nedeni ile sorumlu olduklarını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Taşımacılık Şirketi cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazasında şirketin ve şirkete ait aracın sürücü olan ...'ın hiçbir kusurunun olmadığını, davacı ile şirket arasında kusursuz sorumluluk gerektiren hukuki bir ilişki olmadığı gibi diğer davalı ...'un ağır kusuru nedeniyle kusursuz olarak dahi sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalı ...'un alkollü olarak kullandığı aracın kendi kullandığı araca arkadan çarptığını, davaya konu trafik kazasında hiçbir kusuru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur durumunun ve hatır taşıması olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak aracın zorunlu taşımacılık sigortasının ...Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenmiş olup dava sonunda sorumluluğa karar verilmesi halinde öncelikli olarak taşımacılık poliçesi teminatından ödeme yapılması gerektiğini, müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusur durumunun ve iş göremezliğin kalıcı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, davadan önce müvekkil şirketin temerrüdünün söz konusu olamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; üçüncü kişinin ağır kusuru ile müvekkili işverenin illiyet bağının kesildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'un, ... plaka no.lu aracın sürücüsü olduğu, kaza günü önünde seyir halinde olan ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan servis aracına sol arka kısmından çarparak servis aracının kaza yapmasına ve dolayısıyla ...'in yaralanmasına neden olduğu, davaya konu kazanın, davalı ...'un 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesinde d bendinde belirtilen “arkadan çarpma” yasa kuralına uymadığı yine aynı sürücünün aynı kanuna bağlı Karayolları Trafik Yönetmeliği m.107 hükmünü ihlaliyle gerçekleştiğinden, bu iş kazasının meydana gelmesinde % 100 oranında tam ve asli kusurlu olduğu, davalı... Oto Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin, davalı ...'un sevk ve idaresindeki aracın işleteni olduğu, davalı ...'un tamamen şahsi kusuruyla iş bu kaza meydana geldiğinden, davalı ...'un kullandığı aracın işleteni vasfıyla sorumluluğu altındaki aracın herhangi bir mekanik/donanım/elektrik arızası ile sebep olduğuna dair 23.02.2013 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında herhangi bir bilgi/belge bulunmadığından işbu kazanın meydana gelmesinde davalı... Oto Tic. Ve San.Ltd.Şti.'ye herhangi bir şahsi kusur izafe edilemeyeceği, ancak aracın işleteni olması sıfatıyla olayda kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, 23.02.2013 tarihli Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davaya konu kazanın oluşumunda davalı ... tarafından ihlal edilen bir kanun/yönetmelik maddesi bulunmadığı, davalı ...'a İş Sağlığı ve Güvenliği ve sair yasal mevzuat kapsamında kusur izafe edilemeyeceği, davalı ... Taşımacılık Tur. Tic. ve İnş. Ltd. Şti.'nin, servis hizmetinin verildiği aracın işleteni olduğu, kazaya karışan, bahse konu servis aracının dosya kapsamındaki araç ruhsatı suretinden 2000 model olduğu, dolayısıyla aracın anılan kaza tarihinde 13 yaşında olduğu, ...Belediyesi Servis Araçları Yönetmeliği m.9, Kamu Kurum ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği m.12 hükümlerine göre araç yaşının mevzuata uygun olduğu, bahse konu servis aracı ile davalı ... Tur.İnş.Paz.ve Tic. A.Ş. iş yerine servis hizmetinin sağlanması konusunda, servis aracı işleteni vasfıyla davalı ... Taşımacılık Tur. Tic. ve İnş. Ltd. Şti.'ye kusur izafe edilemeyeceği, davalı ... Tur. İnş. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin, kazalı ...'in işvereni olduğu, kazanın işveren tarafından sağlanan servis aracında iken ancak 3. kişinin tam ve asli kusuru nedeniyle meydana geldiği, bu durumda davalı işveren ... Tur. İnş. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, illiyet bağının kesildiği, aktüerya bilirkişi tarafından davacının %55 oranındaki sürekli iş göremezliğine isabet eden maddi zararın davalı tarafın kusur oranı doğrultusunda davalılardan ... ve... Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, Unico ( eski ünvan ...) Sigorta A.Ş. ve... A.Ş.'nin ... plaka sayılı aracın sigortacısı olup bu araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından bu sigorta şirketleri hakkında açılan davanın reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar kazaya sebebiyet veren ... plaka no.lu aracın sigortası olmadığı iddia edilerek Güvence Hesabına karşı dava açılmış ise de bu aracın kaza tarihinde ... Sigorta tarafından sigortalı olduğu anlaşılmakla ... hakkında açılan davanın reddi gerektiği, aktüerya bilirkişi tarafından ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin güncel değerinin hesap raporunda dikkate alındığı, manevi tazminata hükmedilirken olayın özellikleri, davacının sürekli iş göremezlik oranı, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının göz önünde bulundurulması gerektiği, manevi tazminatın ne bir ceza ne de bir zenginleşme aracı olduğu, davacının duyduğu manevi acının bir dereceye kadar yumuşatılıp manevi dengenin onarılması aracı olduğu bu sebeple de kişilerin haksız zenginleşebileceği miktarı bulmaması gerektiği, haksız eylem ve tazminat arasında hak ve adalete uygun düşecek şekilde makul bir orantı kurmak gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne," 463.432,59 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı... Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı... Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçirdiği trafik-iş kazası sonucu 9 ay geçici iş göremezlik ve meslekte kazanma gücünde %55 oranında kayıp meydana geldiğini, müvekkilinin kazadan sonra bir daha çalışma imkanı, evlenme imkanı ve ihtimali ile hiç kimseden yardım almadan kendi başına yaşama imkanının kalmadığını, müvekkili lehine hükmedilen tazminatın yok denecek kadar az olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmemiş olmasının yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ... Turizm....A.Ş.'nin kaza tarihinde müvekkilinin çalışmakta olduğu otel iş yerinin sahibi ve işleteni olduğunu, bu taraf yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin işverenin kazada kusurunun ve kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ...'ın kazaya sebebiyet veren araçlardan ... plaka no.lu aracın sürücüsü olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, diğer davalı ... Taşımacılık...Ltd. Şti.'nin ise kazaya sebebiyet veren araçlardan olan ... plakalı aracın işleteni olması sebebiyle kaza sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yine sigorta şirketlerinin aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesini düzenlemiş olması nedeniyle sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Gerek mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 ve gerekse iş kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene veya ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Manevi tazminat davalarında, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplardan çıkılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir.(HGK 23.6.2004, 13/291-370) Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının %55 olarak tespit edildiği, davacıda kaza nedeniyle geçirdiği kafa travmasına bağlı sekel oluştuğu, kaza tarihinde 31 yaşında olduğu, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sigortalının ise kusuru bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalının iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik, iş kazasının gerçekleşmesinde kusurunun bulunmaması, iş kazasının davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap kapsamında, hüküm altına alınan manevi tazminatın çok az olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazasına uğraması nedeniyle açıklanan sebeplerle duyduğu şiddetli elem ve ızdırabı tazmin ile yeterli hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmetmekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/15291, K. 2025/9351, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-15291-e-2025-9351-k-780fe775f128