Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/12485 E. 2025/2968 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12485
- Karar No
- 2025/2968
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/583 E., 2024/1205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/85 E., 2021/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait petrol istasyonu marketinde kasiyer olarak 01.01.2016-31.01.2019 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına davalı işyerinden 30.11.2017-22.01.2019 tarihleri arasında kesintili bildirim yapıldığının görüldüğü, bildirimlerde davacının 30.11.2017 tarihinde işe giriş kaydının başlatıldığı, 2017 yılı 11. ayda 1 gün, 12. ayda 6 gün, 2018 yılı her ay 15 gün ve 2019 yılı 1. ayda 22 gün olmak üzere çalışmasının bildirildiği ve 22.01.2019 tarihinde işten çıkış kaydının yapıldığı görülmüş, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, tanıkların çalışma dönemlerine rastlayan dönemlerde davacının tam zamanlı ve kesintisiz olarak davalı iş yerinde çalıştığı anlaşılmış; bu kapsamda tanık ...'nin 24.02.2016 tarihinde, ...'ın 25.06.2016 tarihinde, ...'ın 13.03.2017 tarihinde, ... 'in 19.06.2017 tarihinde ve ...'un 06.09.2018 tarihinde iş giriş bildirimlerinin yapıldığı görülmüş, bodro tanığı ...'ın 2016 yılında davacıyı petrol istasyonu marketinde çalışırken gördüğünü beyan ettiğinin anlaşılması, bu beyanın petrol istasyonunda satış görevlisi olan ...'nin beyanını doğrulaması karşısında, davacının tanık ...'nin çalıştığı dönemde çalıştığı buna göre, davacının, bu tanığın işe giriş tarihi olan 24.02.2016 tarihinden itibaren davalı iş yerinde çalıştığının ispatlandığı ve bu tespite göre, davacının 24.02.2016-22.01.2019 döneminde tam zamanlı ve kesintisiz şekilde davalı iş yerinde çalıştığının kabul edilmesi gerekmekte olup her ne kadar, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiş ise de, gerekçeli karar yazım aşamasında bilirkişi raporunun hatalı olduğu anlaşıldığından, hükme dokunma yasağı kapsamında hükmün ancak istinaf edilmesi ile istinaf incelemesi ile düzeltilebileceği gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı şirket bünyesinde 30.11.2017-26.09.2018 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut dosyada; 23.02.1997 doğumlu davacıya ait hizmet cetveline göre ihtilaflı dönemde herhangi bir iş yerinden sigortalı hizmet bildirilmediği, davalı iş yerinden 30.11.2017-22.01.2019 tarihleri arasında 218 gün (2017/11 ayda 1 gün, 2019/01 ayda 22 gün diğer aylarda 15 gün olmak üzere) sigortalı hizmet bildirildiği, 1107988 sicil numaralı iş yerinin petrol istasyonu mahiyetinden 02.04.2013 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, davalı iş yerinde 30.09.2017-01.03.2019 tarihleri arasında çalışması bulunan bordro tanığı ..., kendisi işe girdiğinde davacının çalıştığını beyan etmiş olup bordro tanığı ... davalı iş yerinde 13.03.2017-15.06.2017 ve 30.08.2017-01.11.2017 tarihleri arasında çalışmış olup kendisinin çalıştığı süre boyunca davacının çalıştığını, yine tanık ... kendisinin çalıştığı dönemde davacının çalıştığını söylemiş olup, bu tanığın hizmet cetvelinde 24.02.2016-28.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı görülmüş, buna göre davacının bildirim bulunmayan bu dönemde davalı iş yerinde çalıştığının ispatlandığı anlaşılmış ancak Mahkemece, ihtilafa ilişkin yeterli sayıda tanık dinlenmekle birlikte davacı tanığı Abdullah İnce'nin tüm hizmet döneminde davacının bildiriminin bulunmadığı ve buna göre en azından bu tanığın işe girdiği tarihten itibaren çalışmaların tespitine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından yeniden hüküm kurulması gerekmiş ayrıca, davalı iş yeri özellikleri ile tanık anlatımlarına göre iş yerinde başka kasiyer olmadığı da dikkate alındığında hizmet süresi boyunca ayda 30 gün çalıştığı kabul edilmekle; HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yukarıda Esas ve Karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalıya ait 1107998 sicil numaralı iş yerinde 24.02.2016-31.01.2019 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası hükümleri ile Kurum kayıtları, bodro tanık beyanları ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.