Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/10024 E. 2024/12204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10024
- Karar No
- 2024/12204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/629 E., 2024/459 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2023/15 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile maluliyet oranının tespiti ve kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Numune Hastanesinin 16.03.1999 tarih ve 6952 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu raporu ile davacıya % 40 oranında engelli raporu verildiğini, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünce bu raporun kabul gördüğünü ve davacının vergi indiriminden yararlandırılarak 01.12.2012 tarihinde emekli olduğunu, emekli olmasına rağmen 2017 yılında yeniden hastaneye sevk edildiğini, özürlülük ölçütünün değiştiğini, yeni ölçütlere göre engellilik oranının % 40'ın altında olduğu gerekçesiyle emekli aylığının durdurulduğunu, yapılan ödemelerin iadesine ilişkin işlem başlatılacağının bildirildiğini, yapılan itirazların reddedildiğini ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacının tahsis işleminin yeniden yapılarak maluliyet aylığının bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, hak düşürücü süre, husumet itirazlarında bulunduklarını, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamına göre, davacı ...'in Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesinin 25.01.2018 tarih ve 1073 sayılı raporu uyarınca, çalışma gücü kaybı oranının %13 olduğunun tespit edildiği, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 25.11.2020 tarih ve 2020/16172 sayılı raporla davacının çalışma gücü kaybı oranının %13 olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 24.12.2021 tarih ve 23085 sayılı raporunda, davacıda tespit edilen bilateral yüksek miyop astigmat arızası nedeniyle, 30.03.2013 tarih 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %1 olduğunun mütalaa edildiği, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan 01.12.2022 tarih ve 3358 sayılı raporda, davacıda tespit edilen bilateral yüksek miyop astigmat arızası nedeniyle, 30.03.2013 tarih 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %1 olduğu, Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği 12 nci maddesi çerçevesinde başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edildiğinden, davacı yönünden 506 sayılı Kanun'un 60/C-b maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı verildiğini, davacıya sağlanmış olan hakkın daha sonra meydana gelen değişiklikle elinden alınmasının kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile maluliyet oranının tespitine ve kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanmasına ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.